Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2023/4368 E. 2023/4192 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4368
- Karar No
- 2023/4192
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibinde, ipotekli taşınmaz maliki borçlu ...'in icra mahkemesine başvurusunda; kendisine hesap kat ihtarı tebliğ edilmediği, kendisi yönünden alacağın muaccel olmadığı iddiası ile takibin iptalini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince, hesap kat ihtarı tebliğ edilmediği gerekçesi ile şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verildiği, alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, takipten sonra düzenlenen ve davacı tarafından itiraz edilmeyen borç tasfiye protokolünde takibe itiraz edilmeyeceği beyanı esas alınarak istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve şikayetin reddine karar verildiği, kararın borçlular vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 15.06.2020 tarih ve 2019/7333 E 2020/4672 K sayılı ilamıyla; borçlu ...'in temyiz itirazlarının reddine, borçlu ...'in taşınmazları takipten önce ...'e sattığı, ... yönünden takip yapılamayacağından icra emrinin iptali gerektiği gerekçesi ile bölge adliye mahkemesi kararının bozulduğu, mahkemece önceki kararda direnildiği, bahsi geçen direnme kararının Hukuk Genel Kurulu'nun 22.03.2023 tarihli ve 2021/12-59 E. 2023/233 K. sayılı ilamı ile; direnme kararını temyiz etmede hukuki yararı bulunmayan ...'in temyiz isteminin hukuki yarar yokluğundan reddine, ...'in ipoteğe konu 650 ada 6 parsel sayılı taşınmazdaki 1 nolu bağımsız bölümün maliki olduğundan hakkında ipotekli takip başlatılabileceği, Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararının yerinde olduğu, işin esası incelenmediğinden ... yönünden temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verildiği görülmektedir. Hukuk Genel Kurulu'nun 22.03.2023 tarihli ve 2021/12-59 E. 2023/233 K. sayılı ilamı ile; direnme kararının usul ve yasaya uygun olduğuna karar verilmeside dikkate alınarak şikayetçi borçlu ...'in temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; İİK'nın 150/ı maddesinde; ''Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdi veya gayri nakdi bir krediyi kullandıran tarafın ibraz ettiği ipotek akit tablosu kayıtsız ve şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmese dahi, krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafa ait cari hesabın kesilmesine veya kısa, orta, uzun vadeli kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin hesap özetinin veya gayrinakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebinin veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarın noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafa kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adrese gönderilmek suretiyle tebliğ edildiğini veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını gösteren noterden tasdikli bir sureti icra müdürüne ibraz ederse icra müdürü 149 uncu madde uyarınca işlem yapar'' düzenlemesine yer verilmiştir. İpotek veren taşınmaz maliki üçüncü kişiye, İİK'nın 150/ı maddesi gereğince hesap özeti gönderilmesi zorunluluğu bulunmamakta ise de; ipotek veren üçüncü kişi hakkında takip yapılabilmesi için Türk Medeni Kanunu'nun 887. maddesi uyarınca, alacağın kendisinden istenilmesi, yani muacceliyet ihtarının gönderilmesi gerekmektedir. Bir başka ifadeyle, söz konusu düzenleme gereğince, ipotekli taşınmaz maliki üçüncü şahsa ihbar yapılmadıkça, onun yönünden borç muaccel olmayacağından hakkında icra takibi başlatılamaz. Ayrıca belirtmek gerekir ki, İİK'nun 150/ı maddesinin son cümlesi; "Hesap özetinin, tazmin talebinin veya ihtarın ipotekli taşınmaz maliki üçüncü kişiye tebliğ edilmesi veya tebliğ edilmiş sayılması, Türk Medeni Kanunu'nun 887. maddesinde öngörülen ödeme istemi yerine geçer” hükmünü içermektedir. Anılan madde hükmü gereğince, ipotekli taşınmaz maliklerine icra emri gönderilebilmesi için, alacaklı tarafından, kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adreslerine, noter aracılığı ile muacceliyet ihtarının gönderilmesi gerekir. Somut olayda, alacaklı tarafından sunulan adi yazılı şekilde takibin kesinleşmesinden sonra 08.01.2016 tarihinde düzenlenmiş borç tasfiye protokolü başlıklı belge içeriğinde şikayete konu takibe ilişkin "hiçbir itirazlarının olmadığı, takibe ilişkin itiraz ve şikayet hakkından feragat edildiğine ilişkin beyan mevcut ise de protokol altında borçlu ... imzası bulunmadığı görülmüş olup borçlunun taraflar arasında akdedilen protokolün kamu düzeninine ilişkin şikayete konu aykırılığı gidermediği yönündeki temyiz itirazları gözetildiğinde protokole ilişkin borçlu tarafından yapılmış açık bir kabul beyanı da bulunmamaktadır. Hükme esas alınan belge, ihtarname eksikliği nedeni ile ilam niteliği bulunmayan akit tablosuna ilam niteliği de kazandırmaz. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, ...' in kendisine hesap kat ihtarı tebliğ edilmediğinden hakkında takip yapılamayacağı iddiasının esası incelenerek olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ : Borçlu ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 14.09.2020 tarih ve 2020/1474 Esas - 2020/1667 Karar sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13/06/2023 gününde oy birliğiyle karar verildi.