Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2023/3810 E. 2023/4004 K. – Menkul İhalesin
Konu: Menkul İhalesinin Feshi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3810
- Karar No
- 2023/4004
- Karar Tarihi
- Konu
- Menkul İhalesinin Feshi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/652 E., 2023/788 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul/Kaldırma/Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 8. İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/496 E., 2023/5 K. Taraflar arasındaki menkul ihalesinin feshi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine ve para cezası tayinine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın davacı borçlu vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin reddi ile davacı aleyhine ihale bedelinin %5'i oranında para cezasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı borçlu vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; yapılan kıymet takdirinin hak sahiplerine haciz sahiplerine tebliğ edilmediğini, kıymet takdirinin hatalı ve gerçek değeri yansıtmadığını, takdir edilen kıymetin üzerinde olduğunu, satış ilanının tüm alacaklılara ve ilgililere usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, satış ilanı tirajı ellibinin üzerinde olan bir gazetede ilan edilmediğini, divanhanede ilanın süresinden önce kaldırıldığını, mükellefiyetler listesinin ilgililere tebliğ edilmediğini, teminatın ne şekilde olacağının satış ilanında yazılmadığını, ihalelerde dosya numarası ile karışıklık yaratılmış ve ihale saatinden önce başlatıldığını alıcı adayları ihale içerisine alınmadığını bu suretle ihaleye fesat karıştırıldığını, iş bu ihalesi gerçekleştirilen taşınmazın kıymet takdirinin kesinleşmesi akabinde borçluya 15 günlük satış süresi verilmediğini belirterek ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ihale alıcı vekili cevap dilekçesinde; ihaleye konu taşınmazın muhammen bedelinin çok üstünde bir değere satıldığını, davacının bu davayı açabilmesi için hukuki bir yararının olması gerektiğini belirterek davanın reddi ile davacının para cezasına mahkum edilmesini talep etmiştir. Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; ihaleye dair yapılmış olan tüm işlemlerin usulüne uygun olduğunu, taşınmazın ihale bedelinin muhammen bedeli aşmış olduğundan borçlu açısından zarar unsuru oluşmadığını, kıymet taktiri tebliğinin usulüne uygun olduğunu, satış ilanının usulüne uygun tebliğ edildiğini, satış ilanının tirajı elli bin üzerinde olan türkiye genelinde bir gazetede yayınlandığını, tutanakta icra müdürünün imzası ve mührünün olmamasının ihalenin feshi sebebi olamayacağını belirterek davanın reddini, davacı aleyhine para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra dairesi keşif tarihi itibari ile taşınmazın değerinin tespiti hususunda keşif yapıldığı, İcra Müdürlüğü keşif tarihindeki değerinin uygun olduğu, fesat iddiası yönünden kime ne şekilde baskı yapıldığı hususunda beyanda bulunulmadığı, ihaleye yeterli katılımın olduğu, fesat iddiasının soyut olduğu, rızaen satış yetkisi verilebilmesinin İİK'nın 111/a-1. maddesinin açık hükmü gereği, ancak 30.11.2021 tarihinden sonra ilk defa veya yeniden kıymet takdiri yapılan mahcuzlar yönünden yada 30.11.2021 tarihinden önce kıymet takdiri yapılmış olmakla birlikte, kıymet takdiri raporu tebliğinden itibaren Kanun'un yürürlüğü tarihi itibariyle henüz yedi günlük talep süresinin dolmadığı durumlarda mümkün olduğu, somut olayda ise Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihden önce davacı/borçluya kıymet takdiri raporu tebliğ edildiği, yine davacının kıymet takdirine itirazı üzerine icra mahkemesince belirlenen kıymet takdirinin kesinleştiği, akabinde satış kararı alınarak satış ilanının yayınlandığı ve satış ilanının tebliği yapıldığı, artık tamamlanmış bu işlemlerden sonra ihdas edilen ve İİK'nın 111/a maddesinde öngörülmeyen yeni bir sürenin borçluya verilmesi mümkün olmadığından, borçlunun rızaen satış talebi reddilerek ihalenin yapılmasında usulsüzlük bulunmadığı davacının bu yöndeki fesih isteminin yerinde bulunmadığı, ihale bedeli muhammen bedelin üzerinde olduğundan zarar unsurunun gerçekleşmediği ve davacının ihalenin feshini istemekte hukuki yararı bulunmadığı, ihalede re'sen ihalenin feshini gerektirir kamu düzenine aykırı bir husus da bulunmadığı gerekçesi ile şikayetin usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı borçlu vekilince; İİK'nın 111-a maddesi gereği borçluya satış yetkisi verilmediği iddiası dışındaki dava dilekçesi içeriği ile kararın kaldırılması talep edilmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şikayete konu taşınmaz yönünden zarar unsuru gerçekleşmediğinden şikayetçinin belirtilen nedenlere dayalı olarak ihalenin feshini istemekte hukuki yararının olmadığı ancak, davacının dava dilekçesinde ileri sürmüş olduğu ihaleye fesat ve kıymet takdirine ilişkin fesih sebepleri zarar unsurunun istisnalarını teşkil ettiğinden zarar unsuru gerçekleşmemiş olsa dahi, ileri sürülen bu fesih sebeplerinin mahkemece incelenmesi gerektiği, her ne kadar davacı tarafından dava dilekçesi ve istinaf dilekçesi ile ihalenin saatinden önce başlatıldığı ve alıcı adaylarının ihale içerisine alınmadığından beyanla fesat iddiasında bulunulmuş ise de, davacının bu beyanlarının soyut beyanlar kapsamında kaldığı, bu iddiasına ilişkin davacı tarafından herhangi bir delil gösterilmediği gibi, 04.01.2023 tarihli celsede bu fesih sebebi yönünden talepte bulunulmadığı, bu yönde bir delil gösterilmediği anlaşılmakla, davacının soyut beyanlardan ibaret fesat iddiası yerinde görülmediği, kıymet takdirine ilişkin olarak süresinde şikayet hakkının kullanıldığı durumlarda kıymet takdirine ilişkin verilen kararlar kesin olmakla birlikte ihalenin feshi aşamasında bu hususun incelenebileceği, mahkemece yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporunda usule aykırılık bulunmadığı, davacının kıymet takdirine ilişkin itirazının isabetli olmadığı, İlk Derece Mahkemesince şikayetçinin ihalenin feshi isteminin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı ancak, davacının kıymet takdiri ve fesat iddialarının esası incelendiğinden İİK 134/2 maddesi gereğince davacı aleyhine para cezasına hükmedilmesi gerektiği, bu hususun aleyhe bozma yasağı kapsamı dışında kaldığı gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin reddi ile ihale bedelinin %5'i oranında davacı aleyhine para cezasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı borçlu vekilince, İİK'nın 111-a maddesi gereği borçluya satış yetkisi verilmediği iddiası dışındaki dava dilekçesi içeriği ve istinaf dilekçesi içeriği ile kararın bozulması talep edilmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 19.07.2022 tarihli ihalenin feshi isteğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İcra İflas Kanunu'nun 134 ve devamı maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı borçlu vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.06.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.