Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2023/3417 E. 2023/4536 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3417
- Karar No
- 2023/4536
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayeti nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine, ihale bedelinin %5'i oranında tazminatın davacı taraftan alınarak hazineye irad kaydına karar verilmiştir. Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. ŞİKAYET Borçlu şikayet dilekçesinde; taşınmazın düşük bedelle ihale edildiğini, kıymet takdir raporunun düzenlendiği mahkeme dosyasına yapmış oldukları itiraz değerlendirilmeden satış kararı alınmasının yasaya aykırı olduğunu, satış ilanı ve kıymet takdir raporunun taraflarına ve haciz alacaklılarına usulüne uygun tebliğ edilmediğini, ipotek bedelinin altında taşınmazın satışına muvafakat verilip verilmediğinin dosya kapsamında belli olmadığını, borçlu holdingin diğer hissedarlarından ve kefaleti olanlardan satışa ilişkin muvafakat alınmadığını satış ilanının trajı 50.000'in üzerinde bir gazetede ilan edilmesi gerektiğini, ihale askı tutanaklarının usulüne uygun tutulmadığını, ihale tutanağının usule uygun tutulmadığını, taşınmazın imar durumunun yanlış değerlendirildiğini, askıda olan imar durumunun raporda beyan edilmediğini, borcun yurtdışı kredisinden kaynaklandığı dikkate alınmadan takibe geçilmesi ve taşınmazın satılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, tarafların ihale sırasında kulaktan kuluğa konuşmalar yaptığını, satışın tamamen kurgu olduğunu bu durumun gösterdiğini, tarafların ihaleye fesat karıştırdıklarını ileri sürerek ihalelerin feshini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Alacaklı cevap dilekçesinde; ihalenin feshi sebeplerinin yasada tahdidi olarak sayıldığını bunlar dışındaki sebeplerle ihalenin feshine karar verilmesinin mümkün olmadığını, taşınmazın kıymet takdir raporunun mahkeme kararı ile kesinleştiğini, borçlunun kıymet takdirine ilişkin ileri sürdüğü tüm itirazların yargılama sürecinde değerlendirildiğini, satış ilanının hem borçlu hem de vekiline usulüne uygun tebliğ edildiğini, tebligatın usulsüzlüğü nedeniyle ihalenin feshini isteme hakkının sadece kendisine usulüne uygun tebligat yapılmayan ilgilisine ait olduğunu, davacının diğer hissedarlar ve kefillerden muvafakat alınmadan satışa gidildiği iddiasının da hiçbir hukuki mesnede dayanmadığını, satış ilanının yayınlanacağı gazete basın ilan kurumu tarafından bizzat gözetildiğini, ihale önceki tüm işlemlerin usulü uygun olduğunu, satış ilanında belirtilmesi gereken hususların yasada açık olarak sayılmış olup imar durumunun da bunlar arasında belirtilmediğini, ihaleye fesat karıştırıldığı iddiasınında yerinde olmadığını belirterek şikayetin reddine,borçlunun %10 para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesini istemiştir. 2.İhale alıcısı cevap dilekçesinde;davacının diğer ilgililere satış ilanını tebliğ edilmediğinden bahisle ihalenin feshi davası açamayacağını, tüm tebligatların usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davacı süresinde şikayet yoluna gitmediğini, tüm tebligatların usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, davacı tarafın süresi geçtikten sonra yaptığı itirazlarının hukuken hiçbir anlamının bulunmadığını, taşınmazın değerinin düşük belirlendiği, ihalenin gazete satış ilanın trajının 50.000 üzerinde bir gazetede ilan edilmediği,satış şartnamesi ve ihale tutanakları ile ilgili iddialarının tamamen soyut ve mesnetsiz iddiadan ibaret olduğunu, ihalenin feshine karar verilmesi için şikayetçinin ileri sürdüğü usulsüzlük nedeniyle menfaatinin zarar gördüğünü ispatlamasının zorunlu olduğunu belirterek şikayetin reddine,borçlunun %10 para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kıymet takdirine süresi içerisinde itiraz eden davacı ihalenin feshinde de kıymet takdirine itiraz etmesi halinde ihalenin feshinde tekrar kıymet takdiri yapılacağı, bilirkişi raporunda muhammen bedelin 83.900.000,00 TL olarak tespit edildiği, Mahkemece yapılan keşifte ise kıymet takdirinin fiili haciz tarihi itibariyle değerinin 76.038.200,00 TL olduğunun tespit edildiği, ihaleye çıkan miktarın hukuka uygun olduğu, ihalenin feshi davasını sadece davacının kendisine yapılan tebligatın usulsüzlüğünü ileri sürebileceği, satış ilanının davacı vekiline 06.07.2022 tarihinde e-tebliğ olarak tebliğ edildiği, ihale borçlunun mal varlığı veya hissesine haciz konularak satışın yapılması ile gerçekleşeceğinden borçlu şirketin hissedarlarından veya kefalet sahiplerinden muvafakat alınmasının zorunlu olmadığı, alacaklı ...'ın ipotek alacaklısı olarak takibe geçtiği, muvafakatinin aranmadığı, Basın İlan Kurumundan gelen müzekkere cevabına istinaden tirajın 51.072 adet olduğu, icra dairesince 29.06.2022 tarihinde ilan askı tutanağının düzenlendiği, özel ilan tahtasına asıldığı,aynı tarihte Kartal Belediyesine askı için ilanın gönderildiği, ihale tutanağında ihaleye başlangıç ve bitiş saatinin açıkça yazdığı, imzaların tam olduğu,tutanakta herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, taşınmazın imar durumunun kesinleşen bilirkişi raporuna istinaden satış ilanında ayrıntılı olarak belirtildiği, taşınmazın esaslı unsurlarına satış ilanında yer verildiği, ihalenin feshi davalarında borç sebebinin incelenemeyeceği,davacı tarafından ihaleye fesat karıştırma eyleminin ne olduğu açıklanmadığı gibi, herhangi bir tanık beyanına da dayandırılmadan alacaklı vekilinin birileriyle fısıldamasının ihalenin feshi sebebi olmayacağı, resen değerlendirilmesi gereken hususlarda yapılan incelemelerde gerçekleştirilen ihalede herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı, yapılan ihalenin usulüne uygun olduğu gerekçeleri ile şikayetin reddine, ihale bedeli olan 41.975.000,00TL'nin %5'i olan 2.098.750,00 TL para cezasının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Borçlu istinaf dilekçesinde; taşınmazın düşük bedelle ihale edildiğini, kıymet takdir raporunun düzenlendiği mahkeme dosyasına yapmış oldukları itiraz değerlendirilmeden satış kararı alınmasının yasaya aykırı olduğunu, satış ilanı ve kıymet takdir raporunun taraflarına ve haciz alacaklılarına usulüne uygun tebliğ edilmediğini, ipotek bedelinin altında taşınmazın satışına muvafakat verilip verilmediğinin dosya kapsamında belli olmadığını, borçlu holdingin diğer hissedarlarından ve kefaleti olanlardan satışa ilişkin muvafakat alınmadığını satış ilanının trajı 50.000'in üzerinde bir gazetede ilan edilmesi gerektiğini, ihale askı tutanaklarının usulüne uygun tutulmadığını, ihale tutanağının usule uygun tutullmadığını, taşınmazın imar durumunun yanlış değerlendirildiğini, askıda olan imar durumunun raporda beyan edilmediğini, borcun yurtdışı kredisinden kaynaklandığı dikkate alınmadan takibe geçilmesi ve taşınmazın satılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, tarafların ihale sırasında kulaktan kulağa konuşmalar yaptığını,bu durumun satışın tamamen kurgu olduğunu gösterdiğini, tarafların ihaleye fesat karıştırdıklarını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafın süresi içerisinde ihalenin feshi istemli dava açtığı, davaya konu taşınmazın kesinleşen kıymet takdir raporuna göre değerinin 83.900.000,00 TL olduğu, 41.975.000,00 TL'ye ihale edildiği, ihale bedelinin taşınmazın muhammen bedelinin %50'sini ve satış masraflarını karşıladığı, satış ilanının davacı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davacı takip borçlusunun diğer ilgililere usulüne uygun olarak satış ilanının tebliğ edilmediğinden bahisle ihalenin feshini isteyemeyeceği, satışa hazırlık ve satış aşamasında ihalenin feshini gerektirir bir usulsüzlük bulunmadığı, davacının fesat iddiasının soyut bir iddia olduğu gerekçeleri ile istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Borçlu istinaf dilekçesindeki hususları tekrar etmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, usul ve yasaya aykırı yapılan ihalenin feshi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK 134 üncü ve devamı madde hükümleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlunun temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.