Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2022/12965 E. 2023/4837 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/12965
Karar No
2023/4837
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki icra memur muamelesini şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararın şikayetçi üçüncü kişi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi üçüncü kişi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Şikayetçi icra mahkemesine başvurusunda; dosya borçlusu adına kayıtlı iken aile hukukundan kaynaklı edinilmiş malların tasfiyesi kapsamında kesinleşmiş boşanma kararının verildiği boşanma davasının açılma tarihi olan 20.08.2015 tarihinden geçerli olmak üzere davacının adına kayıt ve tescil edilen 4 adet taşınmaz üzerinde haczin bulunduğunu, boşanma davasının açılma tarihi, mal rejiminin tasfiye tarihi 20.08.2015 olup, bu tarihin takip konusu borç ve hacizlerden çok önce olduğundan söz konusu taşınmazlar üzerindeki haczin hukuksuz hale geldiğini beyanla belirtilen taşınmazlar üzerindeki hacizlerin fekkine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Borçlu cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; icra müdürünün haciz yapabilmesi için dava konusu taşınmazın borçlu adına kayıtlı olması yeterli olduğu, taşınmazın daha sonra mülkiyet durumunun değişmesi durumunda dahi haciz tarihindeki mülkiyet durumu esas alınacağından icra memur muamelesinde usul ve yasaya aykırılık görülmediği belirtilerek şikayetin reddine karar verilmiştir. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi üçüncü kişi süre tutum dilekçesi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Şikayetçi üçüncü kişi tarafından sunulan süre tutum dilekçesinde, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, gerekçeli karar tebliğinden sonra ayrıntılı istinaf dilekçesi sunulacağı belirtilmiş, ancak gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 10 günlük süresi içerisinde ayrıntılı istinaf dilekçesi sunulmamıştır. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Davacı vekilinin 28.03.2022 tarihli süre tutum dilekçesinde, gerekçeli kararın tebliğinden sonra ayrıntılı istinaf dilekçesini sunacağını beyan ettiği, gerekçeli kararın 29.05.2022 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen davacı vekili tarafından 10.06.2022 tarihinde gerekçeli istinaf başvuru dilekçesi ibraz edildiği, davacının süre tutum dilekçesinde istinaf sebep ve gerekçesini göstermediği, kararın HMK 355 maddesi gereğince resen incelenecek hususlar sınırlı olarak yapılan değerlendirme neticesinde İlk Derece Mahkeme kararında kamu düzenine aykırılık da görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi üçüncü kişi temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Şikayetçi; yasada gerekçeli istinaf dilekçesinin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 10 gün içinde verilmesi gerektiğine dair bir düzenleme bulunmadığını belirterek kararın temyizen incelenmek suretiyle bozulmasına/kaldırılmasına ve dosyanın açıklamalı istinaf dilekçemiz doğrultusunda yeniden ele alınması için ilgili İstinaf Mahkemesi'ne gönderilmesine ve temyiz harç ve giderlerinin de davalı üzerine tahmiline karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık üçüncü kişinin icra memur işlemini şikayetine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK' nun 342/2, 355., 363/1 . maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Yasal sürede istinaf süre tutum dilekçesi sunulmasına karşın gerekçeli kararın tebliğinden itibaren on günlük yasal sürede gerekçeli istinaf dilekçesi sunulmadığından, istinaf süre tutum dilekçesinde ileri sürülmeyen hususların temyiz incelemesinde değerlendirilemeyeceğinin tabii bulunmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi üçüncü kişi tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/12965, K. 2023/4837, T. 11.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2022-12965-e-2023-4837-k-2a4c5f8baeaa