Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2022/11408 E. 2023/2356 K. – İstihkak

Konu: İstihkak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/11408
Karar No
2023/2356
Karar Tarihi
Konu
İstihkak

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 20. İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı üçüncü kişi dava dilekçesinde; yüklenicisi olduğu işin elektrik ve mekanik işlerinin bir kısmını alt yükleniciye devrettiğini, alt yüklenici şirketin personelinin borcu nedeni ile haciz yapıldığını, borçlunun şantiyede bulunması ve borçlunun kullandığı bilgisayarda çalıştığı şirkete ait bilgilerin bulunmasının normal olduğunu ileri sürerek davanın kabulü ile muhafaza baskısı altına yatırılan paranın iadesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; borçlunun haciz mahallinde hazır olduğunu, borçlu adına belge bulunduğunu, borçlu ile üçüncü kişinin aynı alanda faaliyet gösterdiklerini, belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; haciz mahallinde borçlunun hazır bulunması karşısında mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, ispat yükünün davacı 3. kişide olduğu, borçlu Onur Sarpkayanın altyüklenici şirkette çalışan olduğuna dair dosya arasına celp edilen SGK kayıtları, haczedilen malların davacı şirkete ait olduğuna ve sunulan ticari defterlerin sahibi lehine delil niteliği taşıdığına dair bilirkişi raporu, tanık beyanları ve davacı şirket yetkilisinin borçlu ile ortaklık ve yöneticilik gibi herhangi bir ilişkisinin bulunmadığı gözetildiğinde davacı tarafından icra dosyasına yatırılan bedel yönünden kabul kararı verilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı alacaklı vekili, üçüncü kişi tarafından yatırılan paranın 12.10.2018 tarihinde ödendiğini, istihkak davasının en geç paranın alacaklıya ödeninceye kadar açılması gerektiğini, davanın para açısından bedele dönüşme durumunun ancak haczedilen malın satılarak paraya çevrilmesi durumunda söz konusu olduğunu, alacaklıya ödenen paranın tespitine dair karar verilmesinin hatalı olduğunu, ödenen paraya dair genel mahkemede dava açılması gerektiğini, mahcuzların değeri belirlenmeden harç tamamlatılmadan yargılamaya devam olunmasının hatalı olduğunu kaldı ki Mahkemece mülkiyet karinesinin lehlerine olduğunun belirlendiğini, üçüncü kişinin karinenin aksini ispat edemediğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, takibin devamına karar verildiğinden aynı adrese 11.10.2018 tarihinde tekrar hacze gidildiği, davacı 3. kişinin, muhafaza tehdidi ile ihtirazi kayıtla dosya borcunu 11.10.2018 tarihinde ödediğinden istihkak davasının ödenen bedel üzerinden devam ettiğinin kabulü gerektiği, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesi, dosya kapsamı ve delil durumu değerlendirildiğinde istinaf olunan kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı alacaklı vekili, istinaf dilekçesini tekrarla miktarı belli olmayan ve harcı tamamlattırılmayan bir dava değeri üzerinden aleyhe hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, istihkak davası açılmadan önce alacaklıya ödenen paranın istihkak davasına konu alamayacağı, davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, bilirkişi raporunun eskik incelemeye dayalı olduğunu, üçüncü kişinin karinenin aksini ispat edemediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, üçüncü kişinin İİK'nın 96 ncı ve devamı maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 97 ve 99 uncu maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Öncelikle, davacı üçüncü kişi tarafından muhafaza baskısı altında dava açma saklı tutularak yapılan ödemenin, istihkak prosedürünün devamı şartına bağlı olarak ihtirazi kayıt ileri sürülerek yapıldığı anlamına geldiğinin kabulü gerekir. Takip dosyasında, 3. kişinin istihkak iddiasından vazgeçtiğine ya da alacaklının bu iddiayı kabul ettiğine ilişkin bir beyan da bulunmamaktadır. Borç, ihtirazi kayıtla ödenmiş olduğundan dava ödenen bedel üzerinden devam edeceğinden Mahkemenin bu yönden kabulü doğru olmuştur. Öte yandan, dava konusu 19.9.2018 tarihli haciz borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapılmamış ise de, borçlu haciz sırasında hazır bulunmuş ve haciz mahallinde borçlu adına belge görülmüştür. Ne var ki, davacı üçüncü kişinin davadışı Rönesans Ticaret Yatırım A.Ş ile "... Yüreğir ....Mah. 11706 ada 15/16 parseller” üzerinde yapılmakta olan alışveriş merkezi inşaatı için 17.11.2017 tarihli yüklenici inşaat sözleşmesi yaptığı, yüklenicisi olduğu işin elektrik ve mekanik işlerinin bir kısmının yapımı için alt yüklenici davadışı... Oto şirketi ile alt yüklenici sözleşmesi imzalandığını, borçlunun, üçüncü kişi şirketin ya da yüklenici... firmasının ortağı veya yetkilisi olmadığı, aynı yerde 11.10.2018 tarihli haciz tutanağında yer alan beyanlara ve dosya kapsamında yer alan taşeronluk sözleşmesine göre haciz mahallinde çalışan sıfatı ile bulunduğu anlaşıldığından, haczin üçüncü kişinin elinde yapıldığının ve mülkiyet karinesinin davacı 3. kişi lehine olduğunun kabulü gerekir. Davanın İİK'nın 96. maddesi gereğince 3. kişi tarafından açılması ispat yükünün yer değiştirmesine neden olmaz. Mülkiyet karinesinin aksinin davalı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilemediği anlaşılmıştır. O halde, yerel mahkemece ve Bölge Adliye Mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda karar verilmesi gerekirken mülkiyet karinesinin alacaklı (borçlu) lehine oluştuğu, aksinin ise üçüncü kişi tarafından ispatlandığı gerekçesi ile davanın kabulü ve istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru değil ise de sonuçta istem kabul edildiğinden, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi hükmü gereğince sonucu itibarıyla doğru bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı alacaklının temyiz itirazlarının reddine, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 8.880,30 TL onama harcı için peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile kalan 8.799,60 TL harcın temyiz eden davalı-alacaklıdan tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/11408, K. 2023/2356, T. 05.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2022-11408-e-2023-2356-k-e4bb49946e24