Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/805 E. 2025/6090 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/805
- Karar No
- 2025/6090
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/183 E., 2024/238 K. DAVA : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat DAVA TARİHİ : 20.02.2019 HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Ret
Dairemizce verilen bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 5.000.000,00 TL maddi ve 10.000.000,00 TL manevi tazminatın 19.04.1994 tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 25.964,67 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın 19.04.1994 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının maddi tazminatın 600,98 TL'ye indirilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile 600,98 TL maddi, 235.000,00 TL manevi tazminatın 19.04.1994 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına, davalı vekilinin temyiz isteminin kabul edilen tazminat miktarına göre kesinlik sınırı nedeniyle reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; davacının tutuklu kaldığı süre ve haksız tutuklamanın kendisi üzerinde yarattığı olumsuz etkiler dikkate alındığında hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının düşük olduğuna, Davalı vekilinin temyiz istemi; davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarlarının yüksek olduğuna, ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul (Kapatılan- CMUK 250. Maddesiyle yetkili) 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/81 Esas–2012/69 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının Anayasal düzeni zorla değiştirmeye kalkışmak suçundan 19.04.1994–30.05.2001 tarihleri arasında 2.598 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama yargılama sonunda mahkumiyetine karar verildiği ve kararın 13.06.2014 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvurusunun kabul edilmesi üzerine yeniden yapılan yargılama sonunda İstanbul (Kapatılan- CMUK 250. Maddesiyle yetkili) 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.11.2018 tarihli ve 2008/81 Esas–2012/69 Karar sayılı ek kararı ile beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 20.11.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanun'da öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05/07/2023 gün ve 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da ilk derece mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, bu halde hüküm tarihinde HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırının 28.250,00 TL olduğu, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 600,98 TL maddi, 235.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 235.600,98 TL tazminata hükmedildiği anlaşıldığından, davalı aleyhine kabul edilen tazminat miktarına göre hükmün davalı yönünden kesin olmaması sebebiyle tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.07.2025 tarihinde karar verildi.