Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/545 E. 2025/5193 K. – Trafik Güvenliğin

Konu: Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/545
Karar No
2025/5193
Karar Tarihi
Konu
Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2,62,53/1. maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezasına karar verilmiş, sanık temyizi üzerine Dairemizce basit yargılama usulü uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerektiğinden bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamına uyan mahkemece seri yargılama usulünün uygulanması için durma kararı verildiği, sanığın kabul etmemesi nedeniyle takipsizlik kararı verildiği, genel hükümlere göre sanık hakkında 179/3-2,62,53/1,58. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezasına karar verildiği anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi; hapis cezasının paraya çevrilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü sanık idaresindeki araçla seyir halindeyken tek taraflı trafik kazası meydana geldiği, olay sonrasında dosya içerisinde mevcut doktor raporunda belirtildiği şekilde sanığın 2.05 promil alkollü olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2. maddesindeki trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkûmiyet kararı verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Mahkemece 17.05.2016 tarihli karar ile sanığın neticeten 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın yalnızca sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 15.09.2022 tarihli ve 2020/6995 Esas, 2022/5719 Karar sayılı ilamıyla bozulduğu, 1412 sayılı CMUK'un 326/son. maddesi gereğince, sonuç ceza miktarının sanık lehine kazanılmış hak teşkil edeceği gözetilip, 1412 saylı CMUK'un 326/son madde ve fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sonuç cezanın 25 gün hapis cezası olarak belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Bursa 22. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/545, K. 2025/5193, T. 12.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-545-e-2025-5193-k-aafbc3a9b712