Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/2397 E. 2026/2129 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/2397
- Karar No
- 2026/2129
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/1418 E., 2015/143 K. SUÇ : Sahte belge düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜMLER: Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A.Sahte belge düzenleme suçu yönünden; Dosya kapsamına göre sanığın 2007 takvim yılında sahte fatura düzenlediği iddiasına göre suç tarihinin en aleyhe kabulle 31.12.2007 olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 01.10.20 12... /126763 soruşturma ve 2012/53727 Esas numaralı iddianamesi ile sanık hakkında 2007 takvim yılında sahte belge düzenleme suçu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmış ve ancak ilk derece mahkemesince sanık hakkında sahte belge kullanma suçu yönünden beraat kararı verildiği tespit edilmiş ise de; sonuca tesiri bulunmadığı anlaşılmakla;
Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı Kanunun 66/1. maddenin (e) bendi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 67/4. maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, suç tarihi olan "31.12.2007" tarihinden itibaren, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımının, inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş olduğu ve dosya içeriği itibariyle de, 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığından, hükümlerin, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanunun 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE,
B.Defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçu yönünden; Sanığa yüklenen "defter, kayıt ve belgeleri gizleme"suçlarının Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 27.12.2013 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.03.2026 tarihinde karar verildi.