Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/4072 E. 2025/264 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2024/4072
Karar No
2025/264
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/30 E. 2024/5 SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Dairemiz bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Bursa 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/11/2013 tarih, 2013/23 Esas, 2013/631 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, beraatine karar verilmiştir.

2. Dairemizin 25/03/2015 tarih, 2014/12473 Esas, 2015/5038 Karar sayılı bozma ilamında; "Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 04/05/1991 gün, 1730 sayılı kararı ile korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilen, Bursa İli, Osmangazi ilçesi, ... mahallesi, 4249 ada, 1 parselde yer alan yapının bağımsız bölümlerinden birinde restoran işletmeciliği yapan sanığın, tescilli yapının kendisi tarafından işletilen bölümünde izinsiz uygulamalar yaptığından bahisle açılan kamu davası ile ilgili olarak, sanığın gerek savunmaları, gerekse mahallinde yapılan keşif sonrasında sunulan inşaat mühendisi bilirkişisinin 06/06/2013 tarihli raporu incelendiğinde, tescilli yapının Sakarya Caddesi cephesi, zemin kat kısmının önüne binadan müstakil olarak yapılan güneşliğin sanığın tasarrufu ile yaptırıldığının tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun, Sit Alanları Dışındaki Üzerinde Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı Bulunan Parsellerin Koruma Alanı Belirlenmesine ilişkin 664 sayılı ilke kararı dikkate alındığında, sanık tarafından demir profil malzeme kullanılarak yaptırılan güneşliğin, suça konu taşınmazın koruma alanında yer aldığı, 2863 sayılı Kanun'un 6498 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi 65/b, değişiklik sonrası ise 65/1 maddelerinde, taşınmaz kültür varlıkları ile birlikte koruma alanlarına yapılan müdahalelerinde, yaptırıma tabi tutulduğu, bu kapsamda sanık tarafından yapılan uygulamanın 2863 sayılı Kanun'un 9. maddesi kapsamında esaslı müdahalede ya da 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 21/3. maddesi kapsamında basit tadilat niteliğinde olup olmadığı hususunda keşifte görevlendirilen inşaat mühendisi bilirkişisinden ek rapor alınıp;

Bünyesinde koruma, uygulama denetim büroları kurulan idarelerden izin almaksızın veya izne aykırı olarak izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunanların, 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanun'un 65/4 maddesi gereğince cezalandırılması gerekeceği, bu kapsamda, suça konu taşınmazın bulunduğu yerde suç tarihi itibariyle Büyükşehir Belediye Başkanlığı veya İl Özel İdaresi bünyesinde koruma, uygulama denetim bürosu kurulup kurulmadığı araştırılıp, eğer kurulmuş ise, taşınmazın bulunduğu yerin koruma, uygulama denetim bürosunun sorumluluk alanı kapsamında olup olmadığı hususu tespit edilip, 11/10/2013 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanun'un 65/1 ve 65/4 maddeleri gereğince sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, sanığın eyleminin suç teşkil etmediği kanaatiyle, beraatine ilişkin yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi,

Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak, BOZULMASINA," gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bursa 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.06.2016 tarih, 2015/431 Esas, 2016/612 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Yasanın 65/4, TCK’nın 62, 51/1-3-7-8. Maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

4. Dairemizin 14/03/2019 tarihli, 2016/11718 Esas, 2019/3610 Karar sayılı ilamı ile; "Sanığın 10/05/2016 ve 29/06/2016 tarihli celselerde, suça konu tenteyi kaldırdığını beyan ettiği anlaşılmakla; mahkemece mahallinde yeniden keşif icra edilerek, suça konu tentenin kaldırılıp kaldırılmadığının, korunması gerekli kültür varlığı olarak tescilli taşınmazda zarar meydana gelip gelmediğinin tereddütsüz şekilde belirlenmesi, kaldırılmış olması ve zarar meydana gelmemiş olması halinde atılı suçun manevi unsuru oluşmayacağından sanığın beraatine, aksi halde mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,

Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA," gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

5.Bursa 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.09.2024 tarih, 2024/30 Esas, 2024/5 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 05.11.2024 tarih, 2024/109808 sayılı ve onama görüşlü tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, zamanaşımı hesabının hatalı yapıldığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar sanık hakkında 2863 sayılı Yasaya muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, TCK'nın 66/1-e ve 67/4 maddelerinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleşmiş olması sebebi ile kamu davasının TCK’nın 66/1-e, 67/4 ve CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca düşürülmesine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR Sanık hakkında açılan kamu davasının, suç tarihi olan 27/08/2012 tarihinden itibaren 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e, 67/2-4. maddelerinde öngörülen olağanüstü zamanaşımı süresinin karar tarihi itibariyle dolduğu, gerekçeleri gösterilerek mahkemece düşmesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.01.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2024/4072, K. 2025/264, T. 09.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2024-4072-e-2025-264-k-04e19599ce5a