Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/381 E. 2024/5369 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2024/381
Karar No
2024/5369
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/535 E., 2023/466 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Bozma Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine Mahkemece kurulan hükmün; davalı vekili ile davacı vekili tarafından temyiz edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince; davacı vekilinin, müvekkilinin hırsızlık suçu nedeniyle Kocaeli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/339 E. - 2013/451 K. sayılı dosyası ile yapılan yargılama neticesinde 3 yıl hapis cezasıyla cezalandırıldığını, bu kararın kanun yollarına başvurulmayarak kesinleşmesi üzerine hükmün infazına başlandığını, davacının 87 gün süreyle cezaevinde kalarak cezasının bir kısmının infaz edildiğini, daha sonraki aşamalarda davacının yargılanmanın yenilenmesi talebinde bulunduğunu, bu talebin ilgili mahkemece kabul edilerek yapılan yargılama sonucunda davacının beraatine karar verildiğini, bu kararın kesinleştiğini belirterek; 200.000 TL maddi ve 400.000 TL manevi tazminatın mahkumiyet kararının kesinleşme tarihten tarihinden itibaren yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 2.658,41 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın davacı hakkındaki hükmün infazına başlanıldığı 14.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 11/09/2023 tarih ve 2021/9393 Esas - 2023/2768 Karar sayılı ilamıyla: "Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunmasının" kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulması üzerine ilk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulü ile 2.658,41 TL maddi ve 15.000 TL manevi tazminatın davacı hakkındaki hükmün infazına başlanıldığı 14/03/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile hazineden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin hükmün davalı yönünden kesin olması nedeniyle reddine, davacı vekilinin temyiz istemi yönünden ise hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, davacı vekilinin temyiz sebepleri, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, hükmedilen tazminat miktarlarının eksik olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan Kocaeli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/549 Esas 2018/334 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının Kocaeli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.09.2013 tarihli 2013/339 Esas 2013/541 Karar sayılı kararı ile hırsızlık suçundan 3 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine karar verildiği, hükmün temyiz edilmeden kesinleşmesi üzerine cezanın infazına 14.03.2014 tarihinde başlanıldığı, davacının yargılanmanın yenilenmesi yoluna başvurması üzerine mahkemece talebi kabul edilerek infazın durdurulmasına karar verilmesi nedeniyle davacının 09.06.2014 tarihinde tahliye edildiği, bu suretle davacının 14.03.2014 - 09.06.2014 tarihleri arasında 87 gün hükümlü sıfatıyla cezaevinde bulunduğu, yeniden görülmekte olan davada yapılan yargılama neticesinde davacının beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 11.06.2018 tarihinde kesinleştiği, infaz tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR 1-Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.07.2023 gün ve 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da ilk derece mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, bu halde hüküm tarihinde HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırının 17.830 TL olduğu; haksız koruma tedbiri nedeniyle maddi ve manevi zararın tazmini amacıyla açılan davada yapılan yargılama neticesinde davalı aleyhine hükmedilen toplam tazminat miktarının 17.658,41 TL olması ve davalının hükmü katılma yoluyla temyiz etmemesi nedeniyle davalı açısından hükmün kesin nitelikte olduğu anlaşıldığından; 6100 sayılı HMK'nın 341/2 nci maddesinde öngörülen kesinlik sınırı gözetilerek davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2-Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk derece mahkemesince hükmün davacı vekilinin yüzüne karşı verildiği ancak kararda "gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde Mahkemesine verilecek bir dilekçe verilmesi ile zabıt katibine beyanda bulunulması suretiyle temyiz yolu açık olmak üzere" şeklinde karar verilerek yasa yoluna başvurusu süresi yönünden yanıltma yapıldığı anlaşılmakla, davacı vekilinin 21.12.2023 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, davacı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,15.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2024/381, K. 2024/5369, T. 15.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2024-381-e-2024-5369-k-e3a230aa2e62