Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/3720 E. 2025/7280 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/3720
- Karar No
- 2025/7280
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1606 Esas 2024/773 Karar SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk derece mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun 67/1, TCK'nın 58. ve 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararı verilmiş, sanığın istinaf başvurusunun kabulü ile CMK 280/1-a, 303/1-a maddeleri gereğince ilk derece mahkemesince verilen hükmün kaldırılması ile sanığın CMK 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan hükmün bozulması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz nedenleri;verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna sanığın cezalandırılması gerektiğine ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk derece mahkemesince dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, 01.04.2022 tarihinde kolluk görevlilerin Gazi Mahallesi, Adnan Menderes bulvarı üzerinde devriye görevini ifa ettiği sırada durumunda şüphelenerek durdukları sanık ...'ın yapılan üst aramasında tarihi olduğu değerlendirilen bir adet sikke ele geçirildiği, ele geçirilen sikke üzerinde Müze müdürlüğünün 07.04.2022 tarihli raporu ile yapılan incelemede bahse konu sikkenin 2863 sayılı Kanun kapsamında Kültür varlığı niteliği taşıdığından tasnif ve tescil kapsamında olduğunun tespit edildiği, Hatay Arkeoloji müzesinde keşif neticesinde alınan 17.06.2022 tarihli Arkeolog ve sanat tarihçi bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda da aynı doğrultuda suça konu sikkenin 2863 sayılı yasanın 3. maddesine göre Kültür Varlığı, 23. maddesine göre de korunması gerekli taşınır kültür varlığı olduğunun tespit edildiği, sanığın alınan savunmasında iddianamedeki olayı doğruladığı ancak bu sikkeyi yolda yürürken bulup tarihi birşey olduğunu anlayınca cebine koyduğunu beyan ettiği anlaşılmış, her ne kadar sanık hakkında düzenlenen iddianamede sanığın 2863 sayılı Kanunun 67/2. maddesi gereğince cezalandırılması talep edilmiş ise de; sanığın bu sikkeyi yolda bulduğunu beyan etmesi karşısında ticari bir maksatla bulundurduğu hususunda herhangi bir delile ulaşılamadığından sanığın eyleminin 2863 sayılı yasanın 67/1. maddesinde düzenlenen haber verme sorumluğuna aykırılık suçunu oluşturduğu sabit görülmekle sanığın eylemine uyan 2863 sayılı Kanunun 67/1. maddesi gereğince cezalandırılmasına dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanığın istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde dosyanın incelenmesinde; 01.04.2022 tarihinde kolluk kuvvetlerinin durumunda şüphelendikleri sanığın üzerinden 1 adet taşınır kültür varlığı olan sikkenin elde edildiği, bu sikkenin 2863 sayılı yasa kapsamında tasnif ve tescile tabi taşınır kültür varlıkları olduğunun belirlendiği olayda, sanık hakkında 2863 sayılı yasanın 67/1. maddesinde düzenlenen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeme suçundan açılan davada, ilk derece mahkemesince 2863 sayılı yasanın 67/1. maddesi uyarınca sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de; aynı nitelikte bir olaya ilişkin Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 23.02.2023 gün, 2018/6760 esas ve 2023/552 karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere sanığın ele geçirilen taşınır kültür varlıklarını yakalandığı gün bulduğuna dair dair savunmasının aksine delil mevcut olmadığından, 2863 sayılı Kanunun 4. maddesinde belirtilen üç günlük bildirim süresi içerisinde eserlerin ele geçirilmesi nedeniyle 67/1. maddede düzenlenen “bildirim yükümlülüğüne aykırılık” suçunun kanuni unsurlarının unsurlarının oluşmadığı dikkate alınarak sanığın beraatine dair karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.05.2023 tarihli, 2022/7-315 Esas, 2023/322 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere Bölge Adliye Mahkemesinin, İlk Derece Mahkemesinin maddi olayın gerçekleşme biçimine ilişkin kabulünü değiştirmemesi, dosyaya yeni bir delil ikame etme yoluna gitmemesi, İlk Derece Mahkemesinin dosyada mevcut delilleri takdir etmek suretiyle ulaştığı sonucu isabetli bulmayarak aynı delilleri yeniden değerlendirip suçun unsuru bakımından farklı bir sonuca ulaşması, 7035 sayılı Kanun'un gerekçesinde de belirtildiği üzere değişiklikle amaçlanan hususlardan birinin Bölge Adliye Mahkemelerinin daha etkin ve verimli bir şekilde çalışmalarının sağlanması olması hususları birlikte gözetildiğinde; Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma açmaksızın dosya üzerinden yaptığı inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesince mahkûmiyetine hükmedilen ve eylemi sabit görülen sanığın, atılı suçu işlediğine dair savunmasının aksine delil bulunmadığından unsurları oluşmadığı gerekçesi ile beraatine karar verebileceğinin kabulünde zorunluluk bulunduğu anlaşıldığından, tebliğnamede bu hususta bozma öneren düşünceye iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşıldığından, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Hatay 10. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2025 tarihinde karar verildi.