Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/3476 E. 2025/5131 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2024/3476
Karar No
2025/5131
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3193 E., 2024/880 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız el koyma nedeniyle 500.000,00 TL maddi tazminat ve 100.000,00 TL manevi tazminatın elkoyma tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 264,29 TL maddi tazminatın 27.07.2020 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekili ve davacı vekilinin istinaf başvuruları üzerine hükümdeki maddi tazminat miktarının 26.920,00 TL olarak değiştirilmesi ve vekalet ücretinin 4.307,20 TL olarak düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin süresinde olmadığından reddine ve davalı vekilinin temyiz isteminin katılma şartı olmadığından reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; eksik inceleme yapıldığı, hükmedilen maddi tazminatın eşyanın değerinin çok altında kaldığı, manevi tazminatın reddi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu ve hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddine karar verilmesi gerektiği, eksik inceleme ile hüküm kurulduğu ve reddedilen kısım üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/271 Esas 2021/162 Karar sayılı ceza dosyası incelendiğinde, 5607 sayılı yasaya muhalefet suçundan yürütülen soruşturma kapsamında 4 kapta 950 adet brüt 6,270 kg ... (plaka) cinsi eşyaya Mersin 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 2020/3414 D. İş sayılı ve 28.07.2020 tarihli kararı ile el konulmasına ilişkin işlemin onanmasına karar verildiği ve yapılan yargılama sonunda davacı hakkında eşyayı, aldatıcı işlem veya davranışlarla gümrük vergileri kısmen veya tamamen ödenmeksizin ülkeye sokmak, resmi belgede sahtecilik suçlarından beraatine ve suça konu malların karar kesinleştiğinde sanığa iadesine, tasfiye işlemi yapılmış ise tasfiye bedelinin sanığa iadesine karar verildiği, beraat hükmünün 11.10.2021 tarihinde kesinleştiği, davacıya ödenen tasfiye bedelinin el konulan eşyanın gümrüklenmiş değerinden miktar itibariyle daha az olduğu anlaşıldığından, el konulan eşyanın gümrüklenmiş değeri olan 76.874,53 TL ile davacıya tasfiye bedeli olarak ödenen 76.610,24 TL arasındaki fark olan 264,29 TL nin davacıya maddi tazminat olarak ödenmesine ve bu suretle davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 12.07.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre eşyanın el koyma tarihindeki kdv hariç toptan değerinin 103.530,24 TL olduğu, bu miktardan davacıya ödenenen 76.610,24 TL mahsup edildikten sonra geriye kalan 26.920,00 TL tutarında maddi tazminatın davacıya ödenmesine ve vekalet ücretinin düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Davacı vekilinin yokluğunda verilip 27.03.2024 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, davacı vekili tarafından yapılan temyiz isteminin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen 15 günlük kanunî süre içerisinde yaptığı, 5271 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında sürelerde son gün bir tatile rastlarsa süre, tatilin ertesi günü biter hükmü karşısında, davalı vekilinin 27.03.2024 tarihinde kendisine tebliğ olunan hükmü temyiz etmesi için son günün 11.04.2024 tarihi olduğu ve bu tarihin resmi tatil olması nedeniyle tatil bitimini takip eden gün olan 15.04.2024 tarihinde hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından tebliğnamedeki temyiz isteminin süresinde olmadığından bahisle ret öneren görüşe iştirak edilmemiştir. Davalı vekilinin temyiz isteminin, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 18.04.2024 tarihinde tebliğ edilmesinin ardından 18.04.2024 tarihinde yapıldığı ve bu itibarla katılma yoluyla temyiz olduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesini isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Adana 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2024/3476, K. 2025/5131, T. 10.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2024-3476-e-2025-5131-k-1f6f09cefe02