Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/3269 E. 2025/6143 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2024/3269
Karar No
2025/6143
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/389 E., 2024/1088 K. DAVA : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız hükümlü kalması nedeniyle 100.000 TL maddi ve 5.000.000 TL manevi tazminatın 30.04.2013 tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin yasal koşulları oluşmadığı için davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; hükümdeki "davanın reddine" ibaresinin çıkartılarak, "davacının 30.04.2013 - 02.04.2019 tarihleri arasında haksız ve hukuka aykırı şekilde cezaevinde kalmasından dolayı bu tarihler arasındaki süre için net asgari ücret üzerinden hesaplanan 86.409,16 TL maddi ve 650.000TL manevi tazminatın 30.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ibarelerinin eklenerek düzeltilmesi sureti ile istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; müvekkil hakkında verilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğuna ilişkin, davalı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat şartlarının oluşmadığına, davanın reddedilmesi gerektiği ve hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, davacının tazminata esas Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 1982/26 Esas - 1982/117 Karar sayılı, yine Ankara (Altındağ) 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 1982/24 Esas - 1982/79 Karar sayılı dosyalarında 11 ayrı suçtan dolayı hükmolunan, 765 sayılı TCK'nın 71-77. maddeleri uyarınca da 106 yıl 53 ay ağır hapis ve 10 ay hapis cezası yerine 36 yıl hapis cezası olarak içtima edilen mahkumiyeti nedeni ile 29.05.1989 tarihinde şartla tahliye edildiği, 19.08.2000 tarihinde işlediği tehdit suçundan dolayı Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2003/18 Değişik İş sayılı ve 24.01.2003 tarihli kararı ile 19.08.2000 ile bihakkın tahliye tarihi olan 12.11.2018 tarihleri arasındaki sürenin aynen infazına karar verildiği, 29.01.2003 tarihi itibarı ile de cezaevine alındığı, cezaevinde iken 30.04.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6459 sayılı yasanın 25. maddesinde yer alan "7 Kasım 1982 tarihinden önce işlemiş olduğu bir suç dolayısıyla hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum olan kişi hakkında, mahkum olduğu cezanın infazı sürecinde koşullu salıverildikten sonra deneme süresi içinde işlediği yeni bir suç sebebiyle koşullu salıverilme kararı geri alınmaz." şeklindeki düzenlemeye göre bu tarih itibarı ile tahliye edilmesi gerekirken serbest bırakılmayıp 02.04.2019 tarihinde serbest bırakıldığı, ancak davacının infaz dosyalarının incelenmesi neticesinde davacının infaz edilen cezası, infaz tarihi itibariyle tamamen infaz yasasına uygun şekilde infaz edildiği, cezanın infazında hukuka aykırı bir durum olmadığı, ancak sonradan çıkan kanun nedeniyle anılan cezanın infaz edilmemesi gereken bir ceza haline geldiği, CMK 144/1-b maddesi gereğince tazminat isteyemeyecek kişilerden olan davacının davasının reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, hükümdeki "davanın reddine" ibaresinin çıkartılarak, "davacının anılan 30.04.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6459 sayılı yasanın 25. maddesi gereğince 30.04.2013 tahliye edilmesi gerekirken edilmemesi nedeni ile 30.04.2013 - 02.04.2019 tarihleri arasında 2163 gün cezaevinde bırakılmasının haksız ve hukuka aykırı olduğu, bu hali ile de bu tarihler arasındaki süre yönünden CMK.nın 144/1-b maddesinin uygulanma imkanının bulunmadığı gözetilerek, davacı yararına hukuka aykırı şekilde cezaevinde fazladan kaldığı 30.04.2013 - 02.04.2019 tarihleri arası için 86.409,16 TL maddi ve 650.000 TL manevi tazminatın 30.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve kabul olunan toplam tazminat miktarına göre 17.400,00 TL. nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ibarelerinin eklenerek düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ilişkin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Davacının Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 1982/26 Esas - 1982/117 Karar sayılı, yine Ankara (Altındağ) 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 1982/24 Esas - 1982/79 Karar sayılı dosyalarında 11 ayrı suçtan dolayı hükmolunan, 765 sayılı TCK'nın 71-77. maddeleri uyarınca da 106 yıl 53 ay ağır hapis ve 10 ay hapis cezası yerine 36 yıl hapis cezası olarak içtima edilen mahkumiyeti nedeni ile 29.05.1989 tarihinde şartla tahliye edildiği, 19.08.2000 tarihinde işlediği tehdit suçundan dolayı Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2003/18 Değişik İş sayılı ve 24.01.2003 tarihli kararı ile 19.08.2000 ile bihakkın tahliye tarihi olan 12.11.2018 tarihleri arasındaki sürenin aynen infazına karar verildiği, 29.01.2003 tarihi itibarı ile de cezaevine alındığı, cezaevinde iken 30.04.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6459 sayılı yasanın 25. maddesinde yer alan "7 Kasım 1982 tarihinden önce işlemiş olduğu bir suç dolayısıyla hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum olan kişi hakkında, mahkum olduğu cezanın infazı sürecinde koşullu salıverildikten sonra deneme süresi içinde işlediği yeni bir suç sebebiyle koşullu salıverilme kararı geri alınmaz." şeklindeki düzenlemeye göre bu tarih itibarı ile tahliye edilmesi gerekirken serbest bırakılmayıp 02.04.2019 tarihinde serbest bırakıldığı, davacının anılan 30.04.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6459 sayılı yasanın 25. maddesi gereğince 30.04.2013 tahliye edilmesi gerekirken edilmemesi nedeni ile 30.04.2013 - 02.04.2019 tarihleri arasında cezaevinde bırakılmasının haksız ve hukuka aykırı olduğu nedeniyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, davacının 19.08.2000 - 07.01.2018 tarihleri arasındaki şartla tahliyesinin geri alınarak aynen infazına karar verildikten sonra hazırlanan 19.12.2012 tarihli 2012/7-791 dosya numaralı müddetnamesinde davacının ceza evine giriş tarihinin 29.01.2003 tarihi olduğu, hak ederek tahliye tarihinin ise 18.06.2020 tarihi olduğu, davacının 02.04.2019 tarihinde koşullu salıverilmesinin gerçekleştirildiği, CMK'nın 141. maddesi gereğince ceza evinde kaldığı sürenin bihakkın hükümlülük sürelerinden fazla olan kişilerin uğramış oldukları maddi ve manevi zararını isteyebileceği, bu kapsamda hak ederek tahliye tarihinden önce ceza evinden çıkan davacı lehine tazminata hükmedilemeyeceği dikkate alınarak açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.07.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2024/3269, K. 2025/6143, T. 08.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2024-3269-e-2025-6143-k-9bd0060b5d48