Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/3226 E. 2026/1738 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/3226
- Karar No
- 2026/1738
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/309 E., 2019/103 K. SUÇLAR : Hakaret, özel hayatın gizliliğini ihlal İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Hakaret ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125/1, 125/4, 134/2-1.cümle, 43/1, 62, 52/2 ve 51/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 3.270,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etmek suçundan hükmedilen hapis cezasının 5237 sayılı Kanunu'n 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve sanığın 2 yıl denetim süresine tâbî tutulmasına dair Aydın 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.02.2019 tarihli ve 2018/309 Esas, 2019/103 Karar sayılı kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanunun 309/1. maddesi uyarınca, 03.07.2024 tarihli ve 94660652-105-09-22885-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.07.2024 tarihli ve KYB-2024/75434 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.07.2024 tarihli ve KYB-2024/75434 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre; sanığın üzerine atılı hakaret ve özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etmek suçlarının, 5560 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253/1-a madde, fıkra ve bendi gereğince uzlaşma kapsamında olduğu, aynı Kanun'un "Mahkeme tarafından uzlaştırma" başlıklı 254. maddesinin; "Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir." şeklinde olması karşısında, uzlaştırma işlemleri yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesinde,
Kabule göre de; benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 01/07/2013 tarihli ve 2012/21428 esas, 2013/17890 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, özel hayat kavramı; kişinin sadece gözlerden uzakta, başkalarıyla paylaşmadığı, kapalı kapılar ardında, dört duvar arasındaki yaşantısı ve mahremiyetinden ibaret değil, herkesin bilmediği veya bilmemesi gereken, istenildiğinde başka kişilere açıklanabilen, tamamen kişiye özel hayat olayları ve bilgilerin tamamını içerir. Bir olay ya da bilginin, özel hayat kavramı kapsamına girip girmediği belirlenirken, kişinin toplum içindeki konumu, mesleği, görevi, kamuoyu tarafından tanınıp tanınmadığı, dışa yansıyan davranışları, rıza ve öngörüleri, sosyal ilişkileri, içinde bulunulan fiziki çevrenin özellikleri, müdahalenin derecesi gibi ölçütler göz önüne alınması gerektiği,
Bu bağlamda, müştekinin sadece başını ve yüzünü gösteren fotoğrafın, onun başkalarının görmesini ve bilmesini istemeyeceği özel yaşam alanına ilişkin bir görüntü niteliğinde olmadığı gibi, fotoğrafın içeriğinin, özel hayat kapsamında değerlendirilebilecek nitelikte olmadığı anlaşılmakla, suçunun yasal unsurları oluşmadığı halde yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE Sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 125/1-4 ve 134/2. maddeleri uyarınca hakaret ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından kamu davası açıldığı, hakaret ve ifşa suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarının 5271 sayılı Kanunu’nun 253/1-a maddesi gereğince uzlaştırmaya tabi olduğu halde sanığa ve müştekiye soruşturma veya kovuşturma evresinde usulüne uygun bir uzlaştırma teklifi yapılmadığı anlaşılmakla, anılan suçlar yönünden 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesindeki esas ve usullere göre aynı Kanun'un 254. maddesi uyarınca uzlaştırma işlemlerinin yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden anılan kararın Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde yerinde görülmüş, bozma kararının içeriği doğrultusunda kabule göre kısmında belirtilen istem hakkında herhangi bir karar verilmemiştir.
III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Aydın 6. Asliye Ceza Mahkemesininin 06.02.2019 tarihli ve 2019/309 Esas, 2019/103 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanunun 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.