Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/3167 E. 2025/1749 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/3167
- Karar No
- 2025/1749
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/155 E., 2024/197 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Kısmen kabul TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine Mahkemece kurulan hükmün; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutuklama nedeniyle 50.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 17.545,79 TL maddi ve 19.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükmün davacı ... davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 15/01/2024 tarih ve 2022/3227 Esas - 2024/169 Karar sayılı ilamıyla: "...Maddi tazminatın davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "16.405,87" TL yerine, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak bu miktarın üstünde kalacak şekilde "17.545,79" TL olarak tayin edilmesi suretiyle davacı lehine fazla maddi tazminata hükmedilmesi, manevi tazminat miktarının eksik tayin edilmesi, dava dilekçesinde tarih belirtilmeden faiz talebinde bulunulmasına rağmen, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiği gözetilmeksizin, göz altı tarihi olan 06/04/2014 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi ve karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 4.370,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekirken aynı tarifede Ağır Ceza Mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücrete hükmedilmesi.. " hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulması üzerine ilk derece mahkemesince bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulü ile 16.405,87 maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin süresinde olmaması nedeniyle reddine, davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri, hükmedilen tazminat miktarlarının eksik olduğuna, davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın süresinde açılmadığına, davacının tazminat istemeyecek kişilerden olduğuna, davacının kendi kusurlu hareketi ile tedbir uygulanmasına sebebiyet verdiğinden davanın reddi gerektiğine, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının yüksek olduğuna, reddedilen tazminat yönünden davalı lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine, hükmedilen tazminatlara faiz uygulanmasının ve faiz başlangıcının hatalı olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Mahkemece, tazminat davasının dayanağı olan Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/403 Esas 2015/410 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının 6136 sayılı Yasaya Muhalefet suçundan 06/04/2014-30/09/2015 tarihleri arasında 542 gün gözaltı/tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 23/11/2015 tarihinde kesinleştiği, gözaltı/tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR 1-Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; Davacı vekiline, yokluğunda verilen hükme ilişkin gerekçeli kararın 09/06/2024 tarihinde usûlüne uygun tebliği üzerine CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süre geçtikten sonra 20/06/2024 tarihinde temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında; 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince temyiz isteminin isteme uygun olarak REDDİNE, 2-Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, maddi tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, eleştirilen husus dışında davalı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2025 tarihinde karar verildi.