Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/2085 E. 2024/7635 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2024/2085
Karar No
2024/7635
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/5351 E., 2024/473 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizce verilen bozma kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kurulan hükmün; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298. maddeleri gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece; davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 1.027, 475 TL ve 642,59 TL gbp maddi ve 1.000.000,00 TL manevi tazminat, ıslah ile de 3.865,405 TL maddi, 2.000.000,00 TL manevi tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebinin, bölge adliye mahkemesi kararının bozulması üzerine bölge adliye mahkemesince davanın kısmen kabulü ile 1.062,93 TL maddi tazminata emeklilik tarihinden, 450.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesine ilişkin kararının, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 16.10.2023 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, İstinaf merciinin bozma ilamına uyulmasına karar verilerek davacı hakkında davanın kısmen kabulü ile 1.062,93 TL maddi tazminata emeklilik tarihinden, 400.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; tümgeneral rütbesinde iken haksız şekilde tutuklu kaldığını, uzun süre yargılama yapıldığını, balyoz kumpas davası mağdurlarına farklı zamanlarda farklı miktarda tazminatlara hükmedildiğini, hükmedilen tazminatların ölçülülük ve adil denge bağlamında çok eksik olduğunu, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ilke ve bağlayıcı kararları kapsamında müstakbel ve gelecekteki maddi ve manevi kayıplarının dikkate alınması gerektiğini, Davalı vekilinin temyiz istemi; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükmedilen tazminatların fazla olduğunu eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, tazminat koşullarının gerçekleşmediğini, davacının makul şüphe ile gözaltına alındığını ve tutuklandığını, davanın reddi gerektiğini, belirtmiştir. III. DAVA KONUSU Bölge Adliye Mahkemesince; davacının İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/181 Esas – 2015/145 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının Türkiye Cumhuriyeti İcra Vekilleri Heyetini cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs suçundan 11.02.2011 – 09.10.2013 tarihleri arasında 971 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 03.06.2015 tarihinde kesinleştiği, davacı lehine bozma ilamına da uyularak 1.062,93 TL maddi tazminatın 30.08.3013 tarihinden, 450.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faiz ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesineilişkin kararın, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 16.10.2023 tarihli kararıyla; "...A.Davacının Temyiz İstemi Yönünden; Davacı tarafından kanunî süresi içinde 14.02.2023 tarihli dilekçe ile hükmün temyiz edilmesinden sonra, 07.03.2023 tarihinde Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesine verdiği dilekçe ile temyiz hakkından feragat ettiğini bildirdiği, 28.03.2023 tarihli temyize cevap dilekçesinin feragatten vazgeçme niteliğinde olan dilekçenin hukuki değeri bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu ve 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, davacı vekilinin temyiz istemi yönünden incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B.Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; ...2.Hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğuna yönelik temyiz talebi yönünden; Yargıtayın görevi ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması ve benzer olaylarda aynı çözüm tarzının oluşturulmasıdır. Bu görev yerine getirilirken hukukun genel ilkeleri, ülkedeki pozitif hukuk normları ve uluslararası temel insan haklarına ilişkin kural ve kabullere uygun bir yorum ve uygulama benimsenmelidir. Bu ilke yalnızca denetim mahkemeleri için değil, hüküm mahkemeleri için de geçerlidir. Hukuk devletinin en belirgin özelliği hiçbir kurum ve makam ayrımı gözetilmeden herkesin hukuk kurallarına uymasıdır. Dairemizin yerleşik kararlarında da vurguladığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da üzerinde olacak şekilde fazla manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuş bu nedenle tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir...." Nedeniyle bozulmasına karar verilmesine üzerine bölge adliye mahkemesince, Dairemizce verilen bozma kararı üzerine davacı hakkında davanın kısmen kabulü ile 1.062,93 TL maddi tazminata emeklilik tarihinden, 400.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faiz ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2024/2085, K. 2024/7635, T. 16.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2024-2085-e-2024-7635-k-0eb7c0a52360