Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/189 E. 2025/3535 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/189
- Karar No
- 2025/3535
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/316 E., 2023/572 K. HÜKÜM : Kısmen kabul TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Dairemizce verilen bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 100.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 53.208,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacının tutuklama müzekkeresinin infaz görüp görmediği araştırılarak infaz tarihlerine göre tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile kararın bozulması üzerine İlk Derece Mahkemesince 961,80 TL maddi, 1.250,00 TL manevi tazminatın 12.04.2018 tarihinden itibaren ve 1.239,46 TL maddi, 1.200,00 TL manevi tazminatın 21.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine ve hükmedilen tazminat miktarlarının yüksek olduğuna, davacı vekilinin temyiz sebepleri; tutuklama müzekkeresinin infaz görmeyen kısımları bakımından da tazminata hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Dairemizce verilen bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/380 Esas – 2019/398 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 12.04.2018 tarihinde tutuklandığı, 16.07.2020 tarihinde tahliye edildiği, tutuklama müzekkeresinin 12.04.2018 - 30.04.2018 tarihleri arasında 18 gün ve 21.06.2020 - 07.07.2020 tarihleri arasında 16 gün olmak üzere toplam 34 gün infaz gördüğü, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 10.08.2020 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.07.2023 gün ve 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da ilk derece mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, bu halde hüküm tarihinde HMK'nın 341/2. Maddesinde öngörülen kesinlik sınırının 17.830,00 TL olduğu anlaşıldığından, hükmün reddedilen tazminat miktarına göre davacı yönünden kesin olmaması ve davalının da temyiz başvurusunu davacının temyiz dilekçesinin kendisine 31.10.2023 tarihinde tebliği üzerine 01.11.2023 tarihinde katılma yoluyla yapması sebebiyle tebliğnamedeki davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlikten reddine dair görüşe iştirak edilmemiştir. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2025 tarihinde karar verildi.