Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/159 E. 2024/2204 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2024/159
Karar No
2024/2204
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/523 E., 2016/250 K. 4- ..., 5- ... SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat, mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık ... müdafii, sanık ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, düzeltilerek onama Sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükümlerin katılan vekili, sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e bendi uyarınca beraat; sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 74/1-2. cümle, 5237 sayılı TCK'nın 53, 51/1-3. fıkrası uyarınca 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama ve düzeltilerek onanması görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerektiğine, Sanık ... müdafinin temyiz isteği; sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, Sanık ...'ün temyiz isteği; atılı suçu işlemediğine, beraatine karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Olay günü saat 15.30 sıralarında... Mahallesi yakınlarında, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık ...'ya ait tarlada kepçe ile izinsiz kazı yapıldığı ihbarının alınması üzerine kolluk kuvvetleri tarafından olay yerine gidildiği sırada bir kepçenin... Mahallesi istikametinden geldiğinin görülerek kazı yapan kepçe olabileceği şüphesi ile durdurulduğu, kepçe sahibi sanık ...'ün, sanık ...'ya ait tarlada bulunan taşları temizlemek amacıyla kazı yaptıklarını beyan ettiği, olay yerinde yapılan incelemede, kazı alanının çevresinde hafriyat olduğu, kazı alanına 20 metre mesafede önceden çıkarıldığı değerlendirilen taşlar bulunduğu yeni yapılan kazıda ise sadece toprak çıkarıldığının, yer yer 2 metreye kadar kazı yapılmış olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Mahkemece, "kazı alanının durumu, kazının sabit bir noktada yapılmış olması, yapılan kazının derinliği ve açığa çıkarılan kaya parçasının şekli ve etrafının topraktan arındırılarak kayanın üzerindeki toprağın özenle temizlenmiş olması dikkate alındığında kazının tarihi eser veya define bulmak amacıyla yapıldığı sonucuna varılmış olup, tarla sahibi olan ve onun bilgisi dahilinde tarlasında izinsiz kazı yapılan sanık ... ile bizzat kazı işini yapan sanıklar ..., ... ve daha önceden de izinsiz kazı suçundan adli sicili bulunan ve kepçenin teminine aracılık edip kazı alanına gelerek kazının yapılmasına önder olan sanık ...'ın fikir ve irade birliği içerisinde suçu işledikleri sabit olmakla cezalandırılmalarına karar vermek gerekmiştir." şeklindeki gerekçe ile sanık ...'in mahkûmiyetine, sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın "suça katılmadıklarını savunmuş olup, sanıkların suça katıldıklarına dair cezalandırılmaları için yeterli somut ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, şüpheden sanık yararlanır ilkesi de dikkate alınarak bu sanıkların suça katıldıklarına dair mahkememizde tam bir vicdani kanı oluşmadığından, yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması" gerekçesi ile beraatlerine dair hüküm tesis edilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Sanık ...'ün kepçe sahibi olduğu, suça konu yerin kepçe ile yer yer 2 metre derinliğinde kazıldığı anlaşılmakla sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. T.C. Anayasa Mahkemesinin, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesine ilişkin olan 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle, iptal kararı doğrultusunda 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesi gerekliliğinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın, olay yerinde bizzat kazı yaparken yakalanmamaları, sanıkların atılı suçlamayı kabul etmemeleri, savunmalarının aksine dosya kapsamında mahkûmiyetlerine yeterli delil bulunmaması hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, sanıklar hakkında beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. 1.Sanık ...'ün Mahkûmiyetine Yönelik Adı Geçen Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 2. Sanıklar ..., ... ve ...'in Beraatlerine Yönelik Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanıkların isnat edilen suçu işlediklerine dair, mahkûmiyetlerine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı, yeterli ve elverişli delil elde edilemediğinden, atılı suçtan beraatlerine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 3. Sanık ...'ın Beraatine Yönelik Sanık Müdafinin ve Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden; Yapılan yargılamaya, toplanıp yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak sanık müdafinin vekâlet ücretine hasren temyiz talebinin kabulü ile; Kendisini vekille temsil ettirip yargılama sonucunda beraat eden sanık ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı bulunduğundan hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasına yargılama giderlerinden önce gelmek üzere “Kendisini vekil ile temsil ettiren sanık ... lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu 1.800 TL vekalet ücretinin Hazine'den alınarak sanığa verilmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2024/159, K. 2024/2204, T. 09.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2024-159-e-2024-2204-k-289e8111c05f