Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/1076 E. 2025/2968 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/1076
- Karar No
- 2025/2968
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1627 E., 2023/1410 K. ... DAVA : 466 sayılı Kanun Gereğince Tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacılar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacıların murisi olan ...'nin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle toplam 1.500.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacılar vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacılar vekilinin temyiz sebepleri; davacıların murisinin ölmesi nedeniyle tazminata esas davanın sonuçlandığı, davanın sonuçlanmadan tazminat davasının açılamayacağı, davacıların manevi olarak derin üzüntü, acı ve travmalara maruz kaldığı, bu nedenle davanın kabul edilmesine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/364 Esas – 2016/353 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacıların murisi olan ...'nin rüşvet almak ve memurun resmi evrakta sahteciliği suçundan 26.01.2001 - 13.07.2001 tarihleri arasında 168 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda davacıların murisinin 30.06.2015 tarihinde ölmesi nedeniyle düşme kararı verildiği, düşme hükmünün 03.01.2017 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen düşme hükmünün davacılara tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kanuna göre öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacılar tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, ancak Yargıtay 12. Ceza Dairesinin içtihatları doğrultusunda; "Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.03.2002 gün ve 92/223 sayılı kararında belirtildiği üzere koruma tedbirleri nedeniyle dava açma hakkının kural olarak zarar görene ait olduğu, bu hakkın mirasçılara intikalinin ancak zarar görenin ölmeden önce dava açması veya dava açma iradesini açıkça izhar etmesi durumunda mirasçılara intikal edeceği, mirasçıların ancak bu şartlarda açılmış davaya devam edebilecekleri veya dava açabileceklerine ilişkin kararı doğrultusunda, dairemizce gidilen içtihad değişikliğine göre, dava açmadan ve bu yönde iradesini açıkça izhar etmeden ölen Selahattin Şengül mirasçılarının açmış oldukları davanın reddi yerine", belirtilen kararlardan da anlaşılacağı üzere; düşme kararı verilen davacılar murisi olan ... adına yasal mirasçıları tarafından açılan davanın yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Gerekçeli karar başlığında, dava türü olarak "466 sayılı Kanun gereğince tazminat'' yerine, ''Yakalama veya Tutuklama Sonrası KYO veya Beraat Kararı Verilmesi Halinde Tazminat'" ibaresine yer verilmesi sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı anlaşılmakla, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararında davacılar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2025 tarihinde karar verildi.