Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/1050 E. 2025/3239 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2024/1050
Karar No
2025/3239
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/704 E., 2023/1728 K. DAVA : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 300.000 TL maddi ve 1.250.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin davacının tutukluluk süresinin toplamının davacı hakkında açıklanması geri bırakılan hapis cezasının miktarından fazla olmadığından davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu, davanın kabul edilerek davacıya maddi ve manevi tazminata hükmedilmesine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/104 Esas – 2016/41 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının ihaleye fesat karıştırma suçundan 24.07.2007 - 30.10.2008 tarihleri arasında 464 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda davacı hakkında önce hükmün açıklamasının geri bırakılmasına, daha sonra da kamu davasının düşmesine karar verildiği, düşme kararının 10.10.2022 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen düşme hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, davacının ayrı ayrı beş defa 10 ay hapis cezasıyla cezalandırıldığı ve toplamda 50 ay yapan hapis cezasına rağmen tutuklu kaldığı sürenin bu süreden az olduğu görülmekle davacı yönünden koruma tedbirleri nedeniyle tazminat talebinin yasal koşullarının mevcut olmadığı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2024/1050, K. 2025/3239, T. 25.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2024-1050-e-2025-3239-k-b90dba26c204