Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/6833 E. 2024/3118 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/6833
- Karar No
- 2024/3118
- Karar Tarihi
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/293 E., 2023/282 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVATARİHİ: 01.10.2018 HÜKÜM : Kısmen kabul TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine Mahkemece kurulan hükmün; davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 373/4. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece; davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 80.000 TL maddi ve 300.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; hükmün vekalet ücreti yönünden düzeltilmesi sureti ile istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 05.06.2023 tarih, 2021/8087 Esas, 2023/2006 Karar sayılı ilamıyla: "Davacı hakkında daha önceden Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 07.08.2015 tarihli 2015/7451 soruşturma ve 2015/290 Karar nolu dosyası ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunması sebebiyle denetim ve yükümlülük süresi içerisinde bu yükümlülükleri ihlal ettiğinden değişen suç vasfı göz önünde tutularak kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden uyuşturucu madde kullanmak suçundan kamu davasının düşürülmesine ve savcılığa ihbarda bulunulması nedeniyle ihbar sonucunda ne şekilde karar verildiği araştırılarak sonucuna göre davacının hukuki durumunun tayin ve tespit edilmesi gerektiğinden eksik araştırmaya dayanılarak karar verilmesinin hukuka aykırı" gerekçesiyle hükmün bozulması üzerine ilk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulü ile 2.645,75 TL maddi ve 14.500 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı hazineden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin hükmün davalı yönünden kesin olması nedeniyle reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/367 esas ve 2018/207 karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 18.06.2017-02.03.2018 tarihleri arasında gözaltı/tutuklu kaldığı, davacı asil hakkında birden fazla uyuşturucu madde ticareti suçundan açılan davada sanığın bir kısım eylemleri nedeniyle uyuşturucu madde ticareti suçundan beraatine, yüklenen bir kısım eylemleri bakımından ise eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçu kapsamında kaldığı değerlendirilerek davacı asil hakkında daha önceden Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/7451 soruşturma ve 2015/290 karar nolu dosyası ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunması sebebiyle sanığın denetim ve yükümlülük süresi içerisinde bu yükümlülükleri ihlal ettiğinden bahisle değişen suç vasfı göz önünde tutularak kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden uyuşturucu madde kullanmak suçundan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi ile sonuçlanan dava dosyası ve davacı hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan daha önce Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/7451 soruşturma ve 2015/290 karar nolu dosyası ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunması sebebiyle denetim ve yükümlülük süresi içerisinde bu yükümlülükleri ihlal ettiği gerekçesi ile Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin Düzce CBS'ye ihbarı ile başlatılan ve davacı asil hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile sonuçlanan soruşturma dosyasına nazaran davacı asil yönüyle tazminat talep koşullarının oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.07.2023 gün ve 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da ilk derece mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, bu halde hüküm tarihinde HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırının 17.830 TL olduğu anlaşıldığından, kabul edilen tazminat miktarına göre hükmün davalı yönünden kesin olmaması sebebiyle tebliğnamedeki davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlikten reddine dair düşünceye iştirak edilmemiştir. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. Dairemizce verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "12.290,74" TL yerine, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak bu miktarın üstünde kalacak şekilde "12.645,75" TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-f maddesi gereği hüküm fıkrasının maddi tazminat miktarının belirlendiği bölümünde yer alan "12.645,75 TL" ibarelerinin,"12.290,74 TL" ibareleri ile değiştirilmesi suretiyle oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2024 tarihinde karar verildi.