Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/6756 E. 2025/7050 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/6756
Karar No
2025/7050
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/476 E., 2023/973 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yargıtay 4. Ceza Dairesi bozma ilamı sonrasında sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında Mamaris Cumhuriyet Başsavcılığının 21.07.2015 tarihli ve 2015/1422Esas sayılı iddianamesiyle imar kirliliğine neden olma suçundan kamu davası açılmış, Marmaris 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.03.2016 tarihli ve 2015/979E. - 2016/330 K. sayılı ilamıyla, imar kirliliğine neden olma suçundan yürütülen yargılama neticesinde sanığın TCK’nın 184/1, 62, 50/1-a,52. maddeleri gereğince neticeten 6.000TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 09.06.2021 tarihli, 2021/19306 Esas, 2021/18515 Karar sayılı ilamı ile; "....Hükümden sonra 18/05/2018 tarihinde yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması," gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Sanık hakkında ayrıca bozma ilamına konu 05.03.2015 tarihli eyleminden sonra 10.08.2015 tarihinde mührü bozarak inşai faaliyetine devam ettiğinin tespiti nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığının 30.05.2017 tarihli ve 2017/769 esas sayılı iddianamesiyle 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış, Bozma ilamı üzerine yürütülen yargılama sırasında sanığın izinsiz olarak gerçekleştirdiği 05.03.2015 tarihli yapı tatil zaptına konu eylemlerin 3. derece doğal sit alanında gerçekleşmiş olduğunun tespiti nedeniyle ayrıca Cumhuriyet Başsavcılığının 03.02.2023 tarihli ve 2023/308 Esas sayılı iddianamesiyle birleştirme talepli kamu davası açılmış, Mahkemece davaların birleştirilmesine karar verilerek yürütülen yargılama neticesinde sanığın 2863 sayılı Yasanın 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 43, 62/1,52/2,53 maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiş, kararın sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan bozma görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; aleyhe değiştirme yasağına aykırı olacak şekilde hüküm kurulduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, resen gözetilecek nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Marmaris Belediyesi görevlilerince 05.03.2015 tarihinde ... Mahallesi ... mevki 173 Ada 17 Parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde kaçak yapı yapıldığından bahisle yapı tatil zaptı düzenlenmesine müteakip sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan kamu davası açılarak sanığın neticeten 6.000TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün temyiz edilmesi üzerine temyiz mercince 7143 sayılı Kanunun 16. maddesi değerlendirilmek üzere bozma kararı verildiği, bozma sonrası dosyanın 2021/476 Esas sırasına kaydedildiği, devam eden süreçte sanığın 05.03.2015 tarihinde mühürlenen yapının yapımına devam ettiğinin ve 63,36m2 ilave yapı yapıldığının 10.08.2015 tarihinde tespiti üzerine yapı tatil zaptı düzenlendiği, yürütülen soruşturma kapsamında davaya konu yerin 3. derece doğal sit alanında kaldığının tespiti nedeniyle sanık hakkında 2863 sayılı kanuna muhalefet ve mühür bozma suçlarından kamu davasının açıldığı anlaşılmıştır. Devam eden yargılama sürecinde sanığın 05.03.2015 tarihli eylemi bakımından davaya konu izinsiz uygulamaların yapıldığı yerin 3. derece doğal sit alanında kaldığının tespiti nedeniyle Mahkemesince suç duyurusunda bulunulması üzerine sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan cezalandırılması istemiyle birleştirme talepli kamu davası açıldığı, Yerel Mahkemece davaların birleştirilmesine karar verilerek yürütülen yargılama kapsamında; Sanığın aşamalardaki benzer savunmasında, bölgenin sit alanında kaldığını bilmediğini, daha öncesinde bu yapıyla ilgili olarak yargılanıp para cezası aldığını, yargılamalar sırasında sit alanında kaldığını öğrendiğini ve öğrendikten sonra başka inşai faaliyette bulunmadığını, mühür bozmadığını olay tarihinde İstanbulda olduğunu, beyanla atılı suçlamaları kabul etmediği anlaşılmıştır. Mahkemenin birleşen dosyası 2017/397 Esas sayılı dosyası yönünden Yerel Mahkemece icra edilen keşif üzerine dosyaya sunulan 10.08.2019 tarihli sanat tarihçi bilirkişi raporuna göre davaya konu yapı inşasının izinsiz inşai ve fiziki müdahale kapsamında olduğu ve izinsiz uygulamaların 3.derece doğal sit alanında kaldığının belirtildiği, 10.01.2019 tarihli inşaat bilirkişi raporuna göre, yapının temel kazısı, betonarme temel ve üzerine prefabrik konut inşaa edilerek yapıldığı, bina vasfında olduğu, 2015 yılında yapılmış olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. Yerel Mahkemece yürütülen yargılama neticesinde; "Sanığın aşamalarda alınan savunmasında arazinin kendisine ait olduğu, sit alanı olduğundan haberinin olmadığını, yargılama yapıldığında sit alanı olduğunu öğrendiğini, mührü bozacak eylemde bulunmadığını söylemesine rağmen 05/03/2015 tarihli yapı tatil zaptında taşınmazın su basman betonunun dökülmesinden sonra 10/08/2015 tarihinde yapılan denetimde inşaatın tamamlandığının belirlendiği, bu kapsamda sanığın mührü bozmadığı yönündeki savunmasına itibar edilemeyeceği, alanın 2011 tarihli karara göre sit alanı olması nedeniyle yapı kayıt belgesi almasının yarılamayı etkilemeyeceği anlaşılmakla sanığın üzerine atılı suçu işlediği vicdani kanaatine varılmış, bilirkişi raporuna göre yapının 2015 yılında tamamlanması ve ilk açılan kamu davasının 21/07/2015 tarihinde açılması nedeniyle sanık lehine değerlendirme yapılarak eylemin zincirleme suçu oluşturduğu kabul edilmiş" gerekçeleriyle sanığın 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle mahkumiyetine dair hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır. IV.GEREKÇE VE KARAR Sanık hakkında 05.03.2015 tarihinde tespit olunan aykırılıklar nedeniyle imar kirliliğine neden olma suçundan açılan kamu davası kapsamında Yerel Mahkemece hükmolunan 6.000TL adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2021/19306Esas, 2021/18515Karar sayılı ilamıyla 3194 sayılı İmar Kanununa eklenen geçici 16. madde uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekçesiyle usul eksikliği nedeniyle verilen bozma kararının kazanılmış hak teşkil etmeyeceği gözetilerek Tebliğnamede bu yönde bozma isteyen görüşe iştirak olunmamıştır. Sanık aşamalardaki savunmasında bölgenin sit alanında kaldığını bilmediğini beyan etmiş ise de ilk tutulan 05.03.2015 tarihli yapı tatil zaptı ve mühürleme işleminden sonra 10.08.2015 tarihinde yerinde yapılan incelemede mühür fekki yapılarak inşai faaliyete devam edildiğinin tespiti karşısında sanığın suç işleme kastının varlığı kabul edilmiştir. Bozma üzerine yürütülen yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.10.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/6756, K. 2025/7050, T. 01.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-6756-e-2025-7050-k-39d3f1ae48c8