Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/6 E. 2025/3050 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/6
Karar No
2025/3050
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/1096 E. 2022/365 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Yargıtay 4. Ceza Dairesinin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık müdafii, katılan Hatay İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü vekili, katılan ... vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Hatay 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2016 tarih, 2014/1136 Esas, 2016/710 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, TCK'nın 184/1, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddesi gereğince 6000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 14.06.2021 tarih, 2021/21455 Esas, 2021/19135 Karar sayılı bozma ilamında;" 1- Suça konu yapının 06/04/2014 tarihli bilirkişi tutanağında 3. derece sit alanı içinde kaldığının belirtilmesi karşısında, sanığın eyleminin 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 65 ve 5237 sayılı TCK'nın 184. maddesinde tanımlanan suçları oluşturduğu, yerel mahkemece 5237 sayılı TCK'nın 44. maddesi gereğince en ağır yaptırım içeren 2863 sayılı Kanunun 65 maddesi uyarınca hüküm kurulması gerekirken, yerinde görülmeyen gerekçeyle imar kirliliğine neden olma suçundan sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- İmar kirliliğine neden olma suçunun oluştuğunun kabulü halinde ise, hükümden sonra 18 Mayıs 2018 tarihinde 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, sair yönleri incelenmeksizin, HÜKMÜN BOZULMASINA," gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3.Bozma ilamı sonrası sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan açılan Hatay 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/50 Esas sayılı dosyasının eldeki dosya ile birleştirildiği anlaşılmıştır. 4. Hatay 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2022 tarih, 2021/1096 Esas, 2022/365 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı Kanun'un , 62/1, 52/2, 51/1-3-7-8. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 23.10.2022 tarih, 2022/117281 sayılı ve düzeltilerek onama görüşlü tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, yapı kayıt belgesinin suçu ortadan kaldırdığına, sanığın kazanılmış hakkı olduğundan bozma öncesi hükümden daha ağır ceza verilemeyeceğine ilişkindir. Katılan ... vekilinin temyiz isteği;kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, alt sınırdan ceza verilerek eksik ceza tayin edildiğine, hapis cezasının ertelenmesinin yerinde olmadığına ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. Katılan Hatay İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü vekilinin temyiz isteği; mahkemece vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan kurumlar Antakya Belediyesi ve Hatay İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne eşit miktarda verilmesine karar verilmesinin yerinde olmadığına, hüküm 2863 Sayılı Yasaya Muhalefetten kurulduğu için vekalet ücretinin sadece Hatay Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne verilmesi gerektiğine, hükmün bu yönü ile düzeltilerek onanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, sanık hakkında mahkemece verilen 26/04/2016 tarih ve 2014/1136 Esas 2016/710 sayılı kararı Yargıtay 4.Ceza Dairesinin 14/06/2021 tarih ve 2021/21455 Esas, 2021/19135 Karar sayılı ilamı ile bozulması üzerine yapılan yargılama neticesinde bozma öncesi mahkememizce verilen hüküm ile birlikte sanığın Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na Muhalefet eylemi sebebiyle suç duyurusunda bulunulduğu, suç duyurusu üzerine suça konu yerin 3. derece arkeolojik sit alanı içerisinde bulunduğundan Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu 65/1 maddesi uyarınca cezalandırılması talepli kamu davası açıldığı, Hatay 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/50 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde bozma ilamı gözetilerek mahkememiz dosyası üzerinde birleştirme kararı verildiği, asıl ve birleşen dosya kapsamı, ihbar yazısı ve ekleri, sanık savunması, keşif ve bilirkişi raporları, Yargıtay İlamı birarada değerlendirildiğinde; sanığın Maşuklu Mahallesi 1129 parsel sayılı 3. Derece arkeolojik sit alanı içerisinde kalan taşınmaz üzerinde zemin + 4 kat olmak üzere 5 katlı ruhsatsız inşaat ( yapı ) yaptığı olayda, sanık aşamalardaki savunmalarında; suça konu yerde 5 katlı inşaatı kendisinin yaptığını, buranın sit alanı olduğunu bilmediğini, imar affından yararlanarak binaya yapı kayıt belgesi aldığını beyan ettiği, asıl ve birleşen dosya kapsamında yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporlarına göre; dava konusu parsel üzerinde zemin katın 200,85 metrekare alana sahip olduğu, diğer dört katın ise her katta 264,45 m2'lik alana sahip inşaat olduğu söz konusu parsel üzerinde 5 katlı toplam 1258,65 m2'lik alana sahip yapı bulunduğu, dava konusu yerin Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Yüksek Kurulu'nun 15.11.1985 tarihli ve 1558 sayılı kararı ile 3. Derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edildiğinin, alanda izinsiz yapılan inşai faaliyetler ile arkeolojik sit alanına fiziki müdahalede bulunulduğunun tespit edildiği, sit alanı olduğuna dair kararın 21.10.1986 tarihli tutanak ile ilan edildiğinin dosya kapsamındaki belgelerle anlaşıldığı, her ne kadar sanık tarafından suça konu yapıya ilişkin yapı kayıt belgesi sunulmuş ise de, söz konusu belgenin arkeolojik sit alanında bulunan yapılara yönelik suçun oluşmasını engelleyecek nitelikte olmadığı anlaşılmakla, bozma ilamı doğrultusunda suça konu yapının 06/04/2014 tarihli ve 30.12.2020 tarihli bilirkişi raporlarında 3. derece sit alanı içinde kaldığının belirtilmesi karşısında, sanığın eyleminin 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 65 ve 5237 sayılı TCK'nın 184. maddesinde tanımlanan suçları oluşturduğu, 5237 sayılı TCK'nın 44. maddesi gereğince en ağır yaptırım içeren 2863 sayılı Kanunun 65. maddesi uyarınca hüküm kurulması gerekmekle atılı suçtan takdiren alt sınırdan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. IV.GEREKÇE VE KARAR 1-Katılan ... Vekilinin Temyiz İsteği Açısından; Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan "suçtan zarar görme" kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulunun 11/04/2000 gün ve 65–69, 22/10/2002 gün ve 234–366, 04/07/2006 gün ve 127–180, 03/05/2011 gün ve 155–80, 21/02/2012 gün ve 279–55, 15/04/2014 gün ve 599-190, 28/03/2017 gün ve 214-206 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun 25/03/2003 gün ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında; ...'nın, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan açılan davalara katılma ve tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmaması karşısında; ... vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE, 2-Sanık Müdafii ve Katılan Hatay İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Vekilinin Temyiz İstekleri Açısından; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak, " Hatay 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2016 tarih ve 2014/1136 Esas, 2016/710 karar sayılı, sanığın neticeten 6000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün sadece sanık müdafii tarafından temyiz edildiği ve belirtilen cezanın sanık bakımından kazanılmış hak oluşturduğu hususunun CMUK 326/son maddesi gereğince infaz aşamasında gözetilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi " ve "2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan mahkumiyet hükmü tesis edilmesi nedeniyle 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan katılma hakkına haiz Hatay İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, vekalet ücretinin sanıktan alınarak Katılan ... Belediyesi ve katılan Hatay Valiliği Kültür Turizm Müdürlüğüne eşit miktarda verilmesine karar verilmesi " hususları Kanuna aykırı bulunduğundan hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükme 11. bent olarak "Hatay 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2016 tarih ve 2014/1136 Esas, 2016/710 karar sayılı hükmün sadece sanık müdafii tarafından temyizi üzerine bozulması nedeniyle sonuç ceza miktarı sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiğinden, 5271 sayılı CMUK'un 326/son maddesi gereğince, sanık hakkındaki 10 eşit aylık taksitle ödenmesine karar verilen 6000 TL adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün İNFAZ AŞAMASINDA GÖZETİLMESİNE” ibaresinin eklenmesi ve hükmün vekalet ücretine ilişkin 12. Paragrafı hükümden çıkartılarak yerine " Katılan Hatay İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 5.100 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan Hatay İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'ne verilmesine" cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/6, K. 2025/3050, T. 20.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-6-e-2025-3050-k-12f9e7c3ab41