Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/5280 E. 2025/3835 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/5280
- Karar No
- 2025/3835
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1518 E.,2023/1509 K. HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı, Temyiz isteminin reddine dair ek karar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek karar onama, onama Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararı davalı vekiline 22.04.2023 tarihinde tebliğ edilmiş olup, davalı vekilince 25.04.2023 tarihinde temyiz talebinde bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 26.04.2023 tarihli ek karar ile temyiz isteminin kesinlik sınırı itibariyle reddine ilişkin ek kararda davalı vekilinin temyiz isteminin yalnızca vekalet ücretine yönelik olması karşısında, isabet bulunmadığından, temyiz isteminin reddine dair ek karar kaldırılarak yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, davacı vekilinin haksız el koyma nedeniyle 750.000 TL maddi ve 750.000TL manevi tazminatın suç tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, davanın reddi nedeniyle davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz talebi Bölge Adliye Mahkemesince 26.04.2023 tarihli ek karar ile reddedilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin ek karara yönelik temyiz isteminin reddi ile ek kararın onanmasına, davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; mükerrer açılan davanın birleştirilmesi talebinin reddedildiğine, hataen mükerrer dava açıldığına, davanın reddinin hukuka aykırı olduğuna, davaların birleştirilmesine karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi gerektiğine ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, reddedilen davada davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/2139 Esas- 2018/1405 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacıya ait .... plakalı araçta zula tabir edilen gizli bölme bulunduğu ve bu haliyle aracın kaçakçılık suçuna tahsis edildiği gerekçesiyle araca 01.12.2004 tarihinde el konulduğu, yapılan yargılamada aracın müsaderesine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 22.09.2020 tarihli ve 2020/2077 Esas- 2020/13098 Karar sayılı ilamıyla kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine, aracın sahibine iadesine ve araç üzerindeki tedbir kaydının kaldırılmasına karar verildiği, davacı tarafından aynı konuda açılan İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/45 Esas sayılı tazminat davasının bulunduğu ve davanın halen derdest olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararı davalı vekiline 22.04.2023 tarihinde tebliğ edilmiş olup, davalı vekilince vekalet ücretine ilişkin 25.04.2023 tarihinde temyiz talebinde bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 26.04.2023 tarihli ek kararı ile temyiz isteminin kesinlik sınırı itibariyle reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında, dava tarihinin ''09.12.2021'' olarak gösterilmemesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım eksikliği olarak kabul edilmiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 15.08.2017 tarihli 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişik, 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınmadan, davanın tümüyle reddi nedeniyle davacı tarafından talep edilen tazminat miktarı üzerinden hesaplanan miktar gözetilerek davalı lehine ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu vekalet ücretinin takdir edilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h maddesi gereği hüküm fıkrasına ''A....T. gereğince 17.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine'' ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2025 tarihinde karar verildi.