Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/2630 E. 2025/2963 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/2630
Karar No
2025/2963
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/3927 E., 2022/1666 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı nedeniyle 2.831.500,00 TL maddi ve 6.337.500,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 32.130,14 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiş ve manevi tazminat miktarının " 2.000,00 TL " ve vekalet ücretinin "1.320,00 TL" olarak düzeltilmesi sureti ile istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddine, davacı vekilinin temyiz isteminin ise kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; mesleğinden atılması nedeniyle gelir kaybı ve yaptığı masrafların ve ayrıca ceza dosyasındaki vekalet ücretinin maddi tazminat olarak ödenmesi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğuna, bu nedenle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; manevi tazminata hükmedilmesinin ve faiz işletilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, reddedilen kısım için vekalet ücretine hükmedilmemesinin ve yargılama giderlerinin kısmen reddedilen davacıya da yüklenmemesinin hatalı olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/179 Esas - 2016/46 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçundan 25.10.2010-28.10.2010 tarihleri arasında 3 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 10.03.2016 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince; davacının gözaltında kaldığı süre içerisinde maaşından kesinti yapılmadığının anlaşıldığı ve ceza yargılamasında vekalet ücretinin maddi tazminat kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçeleri ile maddi tazminat talebinin reddin, manevi tazminat miktarının 2.000,00 TL ve vekalet ücretinin 1.320,00 TL olarak belirlenmesi ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Dairemizin yerleşik kararlarında da vurguladığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir manevi tazminat tayin edildiğinden tebliğnamede manevi tazminatın eksik olduğuna yönelik bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, manevi şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/2630, K. 2025/2963, T. 18.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-2630-e-2025-2963-k-2d1c1fdc78ba