Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/2217 E. 2024/4040 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/2217
- Karar No
- 2024/4040
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/502 E., 2016/182 K. SUÇ : Görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal HÜKÜMLER: Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Yerel Mahkemece görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, sanık ... hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c ve sanık ... hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddeleri uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükümlerin onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren 15.01.2019 tarihli Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. 2. Dairemizin 19.02.2020 tarihli ve 2019/1053 Esas, 2020/1779 Karar sayılı kararı ile gerekçeli kararın usûlüne uygun şekilde katılan ...’a tebliği ile tebliğ - tebellüğ evrakının ve hükümleri temyiz etmesi durumunda temyiz dilekçesinin dava dosyasına eklenmesi ve bu durumda ileri sürülen yeni temyiz istemi hakkında ek Tebliğname düzenlenmesinden sonra dava dosyasının, geri gönderilmek kaydıyla, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 10.07.2020 tarihli ve 12 - 2020/60505 sayılı Tebliğnamesiz gönderme yazısı ile Dairemizin 19.02.2020 tarihli kararında açıklanan eksikliğin giderildiği belirtilerek dava dosyası tekrar Daireye tevdi edilmiştir. 3. Dairemizin 30.11.2022 tarihli ve 2020/2212 Esas, 2022/9310 Karar sayılı kararı ile ilk tevdi kararı uyarınca gerekçeli kararın katılan ...'ın vekili sıfatıyla Avukat A.Ç.ye ve vasisi sıfatıyla S.E.K.’ya tebliğ edilmiş olmasına rağmen vekillik ve vasilik ilişkisini belgeleyen evrakın dosyada mevcut olmaması nedeniyle gerekçeli kararın tebliğ edildiği vekille ilgili vekâletnamenin ve vasiyle ilgili karar örneğinin dosyaya konulması, aksi hâlde gerekçeli kararın usûlüne uygun şekilde katılan ...'a tebliği ile tebliğ - tebellüğ evrakının ve hükümleri temyiz etmesi durumunda temyiz dilekçesinin dava dosyasına eklenmesi ve bu durumda ileri sürülen yeni temyiz istemi hakkında ek Tebliğname düzenlenmesinden sonra dava dosyasının, geri gönderilmek kaydıyla, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 16.02.2023 tarihli ve 12 - 2023/19331 sayılı Tebliğnamesiz gönderme yazısı ile Dairemizin 30.11.2022 tarihli kararında açıklanan eksikliğin giderildiği belirtilerek dava dosyası tekrar Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanıklara yüklenen suçun yasal unsurlarının oluştuğu gerek sanıkların ikrarı gerek dosya içeriğinde yer alan evrak kapsamı ile sabit olmasına rağmen usûl ve kanuna aykırı şekilde beraat kararı verildiğine, re'sen gözetilecek diğer nedenlerle de hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; mağdur ... ile sanık ... arasında boşanma davasının devam süreçte, sanık ...'ın, arkadaşı olan diğer sanık ... ile birlikte mağdur ... ve diğer mağdurlar A.K., C.M. ve M.A.nın ev içerisinde ve balkonda oturup sohbet etmelerini ve yemek yemelerini onların bilgisi olmadan fotoğrafladıkları, yine sanık ... ile birlikte hareket eden temyiz dışı sanık ...nin, mağdur ... 'ın 16.01.2015 tarihinde ... Balıkevi'nde iken bilgisi olmadan çektiği fotoğrafını Whatsapp uygulaması üzerinden sanık ...'a gönderdiği, sanık ...'ın mağdurların rızası olmaksızın çekilmiş özel hayatlarına ilişkin bu fotoğrafları, haklılığını ispat amacıyla aile mahkemesine ibraz ettiği iddialarına dayalı olarak, sanık ...'ın mağdurlar A.K., C.M. ve M.A.ya yönelik eylemlerinden dolayı mağdur sayısınca 3 kez 5237 sayılı TCK'nın 134/1. maddesinin 2. cümlesi ve mağdur ... 'a yönelik zincirleme şekilde gerçekleştirdiği eylemlerinden dolayı 5237 sayılı TCK'nın 134/1. maddesinin 2. cümlesi ile 43/1. maddesi, diğer sanık ...'nın mağdur ... ve diğer mağdurlar A.K., C.M. ve M.A.ya yönelik eylemlerinden dolayı mağdur sayısınca 4 kez 5237 sayılı TCK'nın 37/1. maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 134/1. maddesinin 2. cümlesi uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmış ise de suça konu fotoğrafların sanık ... tarafından çekildiğine yönelik şüpheden uzak kesin delil elde edilemediği ve Yargıtayın istikrar kazanan kararlarına göre sanık ...'ın boşanma davasındaki iddialarını ispatlamak amacıyla kaybolma olasılığı bulunan delillerin muhafazasını sağlama amacını taşıyan eylemlerinde üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle sanıklar ... ve ... hakkında görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden Sanık ...'nın, misafir olarak evine gelen ve arkadaşı olan diğer sanık ... ile birlikte hareket ederek, sanık ... tarafından aleyhine boşanma davası açılan katılan ... 'ın fotoğraflarını çektiği iddiasına konu olayda; dosya kapsamına göre sanık ...'nın diğer sanıkla beraber çekim yaptığına dair mahkûmiyetine yeter, her türlü derecede şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ... hakkında görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraat kararı verilmesine ilişkin Yerel Mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığa yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesine dayalı olarak verilen Antalya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden Resmi nikahlı eşi olan katılan ... 'ın alkole düşkünlüğü ve erkek arkadaşlarıyla olan samimi davranışları nedeniyle müşterek hayatın çekilmez hale geldiğini iddia eden ve aldatıldığını düşünen sanık ...'ın, eşi aleyhine boşanma davası açtığı ve onunla fiilen ayrı yaşadıkları dönemde, arkadaşı olan diğer sanık ...'nın evine gittiği bir gün, karşı binadaki evin balkonunda eşi ile eşinin erkek arkadaşları olan diğer katılanlar A.K., C.M. ve M.A.nın birlikte oturarak, sohbet ettiklerini ve yemek yediklerini görüp, bu anı görüntüleyen fotoğraflar çektiği; ayrıca, katılan ... 'ın bir balıkevinde olduğu 16.01.2015 tarihinde hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen temyiz dışı sanık ... tarafından çekilip, Whatsapp uygulaması üzerinden gönderilen fotoğrafla beraber tüm fotoğrafları boşanma davasına sunduğu iddialarına konu olayda; tarafların beyanlarına, olayların meydana geliş biçimine, çekimlerin gerçekleştiği koşullara, dosyada mevcut fotoğraflara, iddianamenin ve iddianamede sanık ...'a yüklenen eylemlerin kapsamına göre sanık ... tarafından, katılan ... 'ın sürekli denetim ve gözetim altına alınması sonucu elde edilmiş özel hayatının gizliliğini ihlale yol açacak herhangi bir görüntüsünün kaydedilmediği ve adı geçen sanığın boşanma davasındaki iddiasını ispatlama amacını taşıyan eylemlerinde hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle davranmadığı anlaşıldığından, sanık ...'ın üzerine atılı görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına ilişkin Yerel Mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığa yüklenen fiillerin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu gerekçeleri gösterilerek Yerel Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanığın üzerine atılı görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı kabul edilmesine rağmen sanık hakkında beraat hükümleri kurulurken uygulanan Kanun maddesinin 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi olarak yazılması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle aynı Kanun'un 232/6. maddesine uyulmaması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Antalya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının (1) numaralı bölümündeki “CMK 223/2-c" ibarelerinin, “CMK'nın 223/2-a” olarak değiştirilmesi suretiyle hükümlerin oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2024 tarihinde karar verildi.