Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/173 E. 2025/2776 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/173
Karar No
2025/2776
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI :2022/290 E. 2022/408 K. SUÇ :2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM :Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama Dairemiz bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan ... vekili, katılan İstanbul Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2015 tarih, 2014/218 Esas, 2015/834 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir. 2. Dairemizin 16/03/2022 tarih, 2020/3866 Esas,2022/2052 Karar sayılı bozma ilamında; "Dava konusu 752 ada 1 parsel nolu taşınmazın Boğaziçi doğal ve tarihi sit alanı içerisinde kaldığının tespit edildiği ve davanın Çevre ve Şehircilik Bakanlığına ihbar edilmediği anlaşılmakla; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04/06/2020 gün ve 2018/6 - 472 - 2020/262 sayılı ilamında, “sanık hakkında açılan kamu davasına katılma hakkı bulunan suçtan zarar görene CMK’nın 233. maddesi uyarınca duruşma gününü bildirir çağrı kağıdı tebliğ edilmesi ve CMK’nın 234/1-b maddesinde sayılan hakları kullanma imkanının tanınması gerekirken, bunun yapılmamasının, duruşmadan haberdar edilmeden yargılamaya devam edilerek delil sunma hakkı elinden alınan suçtan zarar gören yönünden hak kısıtlaması niteliğinde olduğunun” belirtilmesi karşısında, suçtan zarar gören Çevre ve Şehircilik Bakanlığı adına İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğüne duruşma günü usulüne uygun olarak bildirilip, davaya katılma imkanı sağlanmadan hüküm tesis edilmesi suretiyle CMK’nın 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine aykırı davranılması, Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince, hükmün sair yönleri incelenmeksizin isteme aykırı olarak BOZULMASINA" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3.İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.06.2022 tarih, 2022/290 Esas, 2022/408 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 27.11.2022 tarih, 2022/139965 sayılı ve onama görüşlü tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın cezalandırılması gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. Katılan İstanbul Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın cezalandırılması gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, iddia, sanık savunması, bilirkişi raporu, sanığa ait nüfus ve sabıka kayıtları ile tüm dosya birlikte ve bir bütün halinde değerlendirildiğinde; İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/542 Esas sayılı dosyasında yargılamaya konu olan ve mahkemece suç duyurusunda bulunulan İstanbul 3 numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün 27 Ekim 2011 tarihli 11/10/2011 gün ve 43 sayılı karar gereğince İstanbul İli Sarıyer İlçesi Yeni Mah. 101 Pafta, 752 Ada, 1 Parsel sayılı özel mülkiyete ait bahçeli ahşap ev vasıflı tapuda ... 14/12/1974 gün ve 8172 sayılı kararı ile doğal ve tarihi sit alanı olarak tespit ve ilan edilen Boğaziçi Sit Alanında 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu Kapsanmında ...'nun 24/06/1983 gün 15175 sayılı kararı ile uygun bulunarak 22/07/1983 tarihinde yürürlüğe giren Boğaziçi Nazım İmar Planında Boğaziçi Ön Görünüm Bölgesinde kalan ...'nun 10/101970 gün 5595 sayılı genel kararı ile 3. Grup Korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilen İstanbul 3 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarının Koruma Grubunun 01/06/1989 gün ve 1193 sayılı kararı ile restitüsyon ve restarasyon projesi düzeltilerek uygun bulunan 16/12/1998 gün ve 10619 sayılı kararı ile koruma grubu 2. Grup olarak belirlenen kurulun 17/02/2009 gün ve 3519 sayılı kararı ile İstanbul 3 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 01/06/1989 gün ve 1193 sayılı kararı ile onaylı restarasyon projesine göre ruhsat alınmadığı ve 27/08/1990 tarih 5101 sayılı 1 Nolu Yapı Tatil Tutanağı 31/07/2007 tarih 170 sıra nolu 2 Nolu Yapı Tatil Tutanağı ile tespit edildiği görülen aykırılıkların giderilebilmesi için 3 ay süre verildiği, belirtilen yerde istenilen aykırılıkların giderilmediği görüldüğünden 11/10/2011 - 43 sayılı karar ile 2863 sayılı kanuna göre suç duyurusunda bulunulmasına karar verilen taşınmaz eski eserin tapu kaydına göre Umaş Uluslararası Mütahitlik Şirketi adına kayıtlı olduğu, şirketin yönetim kurulu başkanı, müdürü ve sahibinin sanık ... olduğu ve bu suretle sanığın üzerine atılı 2863 Sayılı Yasaya Muhalefet suçunu işlediği iddiası ile iş bu kamu davası açılmış ise de, sanığın aşamalarda değişmeyen savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği, müşteki tarafın olay nedeni ile şikayetçi olduklarını beyan edip katılan oldukları, mahkememizce olay yerinde icra edilen keşif sonrası aldırılan bilirkişi raporu içeriği ile konuya ilişkin idareler ile yapılan yazışmalar sonucu incelenen belgelere göre ihbara konu yerin sanığa ait olduğu, bu yerin Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları doğrultusunda ve Kültür ve Tabiat Varlıklarını koruma Bölge Kurulunca verilecek karardan ve Boğaziçi İmar Müdürlüğünün vereceği ruhsata istinaden inşai ve fiziki uygulama yapılabilecek, bu nedenle ...'nun 14/12/1974 gün ve 8172 sayılı kararı ile tespit edilen Boğaziçi sit alanında, Boğaziçi ön görünüm bölgesi sınırları dahilinde olan bir yer olduğu, söz konusu yerle ilgili olarak ilk önce 27/08/1990 gün ve 5101 sayılı 1 nolu Yapı Tatil Tutanağı tanzim edildiği, akabinde bu taşınmazın 30/11/2006 tarihinde Umaş isimli firmanın sahibi ve yetkilisi sanık ... tarafından satın alındığı ve bu sanık tarafından onaylı projeye aykırı uygulamalar yapılması nedeniyle 31/07/2007 gün ve 170 sayılı 2 nolu Yapı Tatil Tutanağı tanzim edildiği, bu yapıya ilişkin idarece belirlenen durum ile bu yapının çevresinde yer alan yerlerde ki durumlarda değerlendirilmek üzere bilahare söz konusu 752 Ada, 1 Parsel üzerindeki yalı vasfındaki mevcut binanın yıkılarak koruma kurulunca alınan 09/04/2013 gün ve 912 sayılı karar ile onaylı restorsayon tadilat projesine uygun olarak Boğaziçi İmar Müdürlüğü'nün verdiği 17/05/2013 günlü yapı ruhsatına uygun olarak binanın inşaatının bitirilmesini müteakip 27/10/2014 tarihli yapı kullanım belgesi alınarak söz konusu yapının bu hali ile yasal hale getirildiği, söz konusu yapıya ilişkin bir nolu Yapı Tatil Tutanağındaki eylemlerin sanığın söz konusu gayrimenkulü satın almasından önce yapıldığı, bu hali ile yapının sanık tarafından satın alındığı, sanığın uhdesinde bulunan yapıyla ilgili olarak bu kez 2. Yapı Tatil Tutanağı tanziminden sonra sanığın başvuruları neticesinde söz konusu yerin yıkılmasından sonra yeniden yapılarak Yapı Kullanım Ruhsatı verilerek yasal hale getirildiği, Sarıyer Tapu Müdürlüğünün 29/04/2011 tarihli yazısı ekinde bulunan dava konusu taşınmaza ilişkin taşınmaz şerh-beyan-irtifak kısmında söz konusu yapının korunması gerekli kültür varlığı olduğu konusunda şerhin bulunduğu ancak bu şerhe istinaden söz konusu yerin koruma altında olduğuna dair olay tarihinde yürürlükte bulunan geçerli yasanın uygulanmasına dair yönetmelikte de yer aldığı üzere söz konusu bu tebligatın sanığa yapıldığına yada önceki malikine yapıldığına dair idareyle yapılan yazışma sonucu bu konu da herhangi bir tebligatın veya ilanın yapıldığına dair bir hususun belirtilmediği, esasen 5728 sayılı yasanın 408 sayılı maddesi ile değişik 65 maddesinin (a) ve (b) fıkralarının Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği, (AYM'nin 11/04/2012 gün ve 2011/18 E, 2012/53 K) bu iptal kararının Resmi Gazetede yayımından itibaren 1 yıl sonra yürürlüğe gireceği, bu iptal kararının 13/10/2013 tarihinde yürürlüğe girdiği, oysa 6495 sayılı kanunun 3. maddesiyle değişik 2863 sayılı kanununun 65/1. Maddesinin ise 11/10/2013 tarihinde yürürlüğe girdiği, anılan kanunların yürürlüğe giriş tarihleri arasında yasal bir düzenlemenin bulunmadığı, ancak 2863 sayılı kanunun değişmesinden önce yürürlükte bulunan tespit ve tescil başlıklı 7. Maddesinin içeriği nazara alındığında bu maddeye göre koruma şerhli dava konusu olan yapının bu durumunun malikine bildirimi bakımından herhangi bir tebligatın ve ilanın da yapılmadığı, esasen sanığın, söz konusu yeri 2006 tarihinde edindiği, ve sanığın edindiği bu yerin Yapı Kullanım Belgesi ile yasal hale getirildiği gözetildiğinde; oluşa göre sanığın atılı suçu kasıt unsuruna vücut verecek tarzda eylemlerde bulunduğu konusunda doğan şüphe sanık yararına değerlendirilerek belirtilen nedenlerle; sanığın atılı suçtan dolayı CMK 223/2-e bendi uyarınca beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. IV.GEREKÇE VE KARAR Boğaziçi doğal ve tarihi sit alanı içerisindeki tescilli yapıda izinsiz müdahalede bulunulduğundan bahisle açılan kamu davası kapsamında, sanığın savunmasında, yapıyı Kurulun öngördüğü ve onayladığı haline getirdiğini, yapının Yasaya uygun hale geldiğini belirttiği, Kurulun 09.04.2013 tarih 912 nolu kararı ile dava konusu parsele ilişkin sunulan restitüsyon tadilat ve restorasyon tadilat projelerinin uygun olduğuna karar verildiği, mahkemece mahallinde icra edilen keşif neticesinde alınan inşaat mühendisi ve harita- kadastro bilirkişisi ortak raporunda; keşif günü yapılan incelemede, dava konusu binanın kurulun 09.04.2013 tarih 912 nolu kararı ile onaylanan restorasyon tadilat projesine uygun olarak bitirilmiş olduğu ve yasal hale getirilmiş olduğunun tespit edildiği anlaşılan dosya kapsamında, Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla, katılan ... vekili ile katılan İstanbul Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Mahallinde icra edilen keşif neticesinde alınan bilirkişi raporu ile, sanığın dava konusu yeri onaylı projeye uygun hale getirdiğinin tespit edildiği bu hali ile; sanığın suç işleme kastının olmadığı anlaşılmakla, mahkemece sanığın üzerine atılı suçun manevi unsuru oluşmadığından 5271 sayılı Kanun'un 223/2- c maddesi gereğince beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde aynı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmesi, Kanuna aykırı bulunduğundan hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (1) nolu bendinin hükümden çıkarılması ve yerine " Sanığın yüklenen suç açısından kastının bulunmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-c maddesi uyarınca beraatine, " ibaresinin eklenmesi, suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/173, K. 2025/2776, T. 13.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-173-e-2025-2776-k-fa1617bde08d