Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/997 E. 2025/5245 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/997
Karar No
2025/5245
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1508 E., 2020/1045 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı hakkında HSK Başmüfettişliğinin yürütmüş olduğu idari soruşturma kapsamında Ankara 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 22.12.2016 tarih, 2016/6760 D. iş nolu dosyada kısıtlama kararı verildiği, ilgili karara karşı yapmış olduğu itiraz üzerine Ankara 6. Sulh Ceza Mahkemesince 21.03.217 tarih, 2017/1903 D. iş nolu dosyada itirazın reddine karar verildiği, itirazın reddine ilişkin kararın tebliğ edilmediği ve bu sebeple etkili başvuru yollarına başvuru ve savunma hakkının engellenmesi nedeniyle 300.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun, davacının kendisi vekille temsil etmemesine karşın lehine vekalet ücretine hükmedildiği, bu itibarla hükümdeki vekalet ücretine ilişkin kısım çıkarılması suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hakkındaki idari soruşturma nedeniyle HSK Başmüfettişliği tarafından savunma yapması üzerine gönderilen evrak üzerine Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 22.12.2016 tarih 2016/6760 D. İş sayılı kararı ile kısıtlama kararı verildiğinden haberdar olduğuna, bu kararın kendisine tebliğ edilmediğine, savunma talepli yazı ile haberdar olması üzerine 20.02.2017 tarihinde kısıtlama kararına karşı itiraz ettiğine, Ankara 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 21.03.2017 tarih 2017/1903 D. İş nolu kararı ile itirazın reddine karar verildiğine, bu kararın kendisine mahkemesince tebliğ edilmediğine ancak kendi uğraşları neticesinde Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliğince, itirazın reddine dair kararın 18.09.2018 tarihinde gecikmeli olarak tebliğ edildiğine, hakkındaki kısıtlama kararının içeriğine de çok geç ulaşabildiğine, kısıtlama kararı kapsamı dışında kalan belgelerin de HSK Başmüfettişliği tarafından kendisine verilmediğine, Ankara 6. Sulh Ceza Mahkemesinin kararında, itirazın reddine ilişkin kararın HSK tarafından ilgiliye tebliğ edilmesine karar verilmesine karşın tebliğin yapılmadığına, bu şekilde kendisine ilişkin idari soruşturma dosyasına etkili katılmasının engellendiğine, bu soruşturma sonucunda meslekten ihraç edildiğine, mahkemece yalnızca itirazın reddine ilişkin karar yönünden inceleme yapılarak, Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliği kararının kendisine tebliğ edilmemesi yönünden değerlendirme yapılmadığına, dava konusu yargılama bakımından makul sürenin aşıldığına, usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, davacı hakkında Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 22.12.2016 tarih, 2016/6760 D. İş sayılı dosyasında kısıtlama kararı verildiği, davacının karara itirazı üzerine Ankara 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 21.03.2017 tarih 2017/1903 D. İş nolu dosyasında itirazın reddine karar verildiği, davacının itirazın reddine ilişkin verilen kararın kendisine tebliğ edilmemesi nedeniyle tazminat talebinde bulunmuşsa da; CMK'nın ''Kararların Açıklanması ve Tebliği'' başlıklı 35/2. maddesine göre ''Koruma tedbirlerine ilişkin olanlar hariç, aleyhine kanun yoluna başvurulabilecek olan hakim veya mahkeme kararları hazır bulunamayan ilgilisine tebliğ olunur." şeklindeki düzenleme karşısında davacının kısıtlama kararına karşı itirazına ilişkin ret kararının kesin nitelikte bir karar olduğu, aleyhine kanun yoluna başvurulamayacağı, bu nedenle iş bu kararın kendisine tebliğ edilmemiş olması nedeniyle CMK.’nın 141. ve devamı maddelerinde düzenlenen tazminat şartlarının oluşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince davacının kendisi vekille temsil etmemesine karşın lehine vekalet ücretine hükmedildiği gerekçesiyle hükümdeki vekalet ücretine ilişkin kısım çıkarılması suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararında davacı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/997, K. 2025/5245, T. 16.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-997-e-2025-5245-k-98c9906d2cd2