Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/9414 E. 2024/6930 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/9414
- Karar No
- 2024/6930
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/448 E., 2022/70 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bodrum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2012/492 Esas, 2016/246 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraat kararı verilmiştir. 2.Bodrum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2012/492 Esas, 2016/246 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (12). Ceza Dairesinin 27.10.2021 tarihli ve 2021/2016 Esas, 2021/7358 Karar sayılı kararı ile "sahibi ve yetkilisi olduğu şirket adına hareket eden sanığın 1. derece doğal sit alanı olduğunu bildiği alan içerisinde izin almadan fiziki müdahalede bulunduğu anlaşılmakla; Bünyesinde koruma, uygulama denetim büroları kurulan idarelerden izin almaksızın veya izne aykırı olarak tamirat ve tadilat yapanlar ile izinsiz inşai ve fiziki müdahale yapanlar veya yaptıranların, 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65/4. maddesi gereğince cezalandırılması gerekeceğinden, suça konu taşınmazın bulunduğu ilde suç tarihi itibariyle il özel idaresi veya büyükşehir belediye başkanlığı bünyesinde koruma, uygulama denetim bürosu kurulup kurulmadığı araştırılıp, eğer kurulmuş ise, taşınmazın bulunduğu yerin suç tarihinde koruma, uygulama denetim bürosunun sorumluluk alanı kapsamında olup olmadığı hususu araştırılarak kapsadığının tespiti halinde, 2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/4. maddesi, kapsamadığının tespiti halinde ise aynı Kanunun 65/1-2. cümlesi uyarınca sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, " nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bodrum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2022 tarihli ve 2021/448 Esas, 2022/70 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan açılan kamu davasının, 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8 maddesi uyarıncan düşürülmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz nedenleri; Verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, mütemadi suç kapsamında olduğuna, zamanaşımı süresinin dolmadığına ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, tüm dosya kapsamı ele alınıp değerlendirildiğinde; her ne kadar sanık hakkında sanığın eyleminin 2863 sayılı yasaya muhalefet suçunu oluşturabileceğinden bahisle görevsizlik kararı ile mahkememize kamu davası açılmış ise de; suça konu yerin I. derecede doğal sit alanında kaldığına dair sanığın bilgisinin olmadığı, suça konu alanın birinci derecede sit alanı içerisinde kaldığına dair Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün yazı cevaplarına göre ilan edilmediği, kolluk tarafından yapılan 08.07.2015 tarihli araştırma tutanağına göre ise suça konu yerin sit alanı olduğu konusunda çevrede yaşayanların bilgisinin bulunmadığının tespit edilmesi karşısında sanığın 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçu yönünden suç işleme kastının bulunmadığı anlaşıldığından sanığın bu suçtan beraatine karar verilmiştir. Katılan vekilinin temyiz talebi neticesinde Dairemizce "sahibi ve yetkilisi olduğu şirket adına hareket eden sanığın 1. derece doğal sit alanı olduğunu bildiği alan içerisinde izin almadan fiziki müdahalede bulunduğu anlaşılmakla; Bünyesinde koruma, uygulama denetim büroları kurulan idarelerden izin almaksızın veya izne aykırı olarak tamirat ve tadilat yapanlar ile izinsiz inşai ve fiziki müdahale yapanlar veya yaptıranların, 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65/4. maddesi gereğince cezalandırılması gerekeceğinden, suça konu taşınmazın bulunduğu ilde suç tarihi itibariyle il özel idaresi veya büyükşehir belediye başkanlığı bünyesinde koruma, uygulama denetim bürosu kurulup kurulmadığı araştırılıp, eğer kurulmuş ise, taşınmazın bulunduğu yerin suç tarihinde koruma, uygulama denetim bürosunun sorumluluk alanı kapsamında olup olmadığı hususu araştırılarak kapsadığının tespiti halinde, 2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/4. maddesi, kapsamadığının tespiti halinde ise aynı Kanunun 65/1-2. cümlesi uyarınca sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi," nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma akabinde yapılan yargılama neticesinde mahkemece; sanık hakkında her ne kadar 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmış ve yargılaması yapılmış ise de; toplanan deliller karşısında suç tarihinin 14.05.2012 olmakla birlikte iddianamenin 09.08.2012 tarihinde düzenlendiği gibi sanığın savunmasının 21.11.2013 tarihinde tespit edildiği ve atılı suçun ceza üst sınırına göre kanunda öngörülen 8 yıllık zamanaşımı süresinin en son bu tarihte kesildiği ve yeniden başladığı, bu halde anılan suçların yasada gerektirdiği cezasının türü, suç tarihi ve üst sınırları itibariyle tabi olduğu TCK'nın 66/1-e. maddesinde öngörülen dava zamanaşımı süresinin 21.11.2021 tarihinde dolduğu görülmekle sanık hakkında açılan kamu davasının CMK'nın 223/8 maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilmiştir. IV.GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.11.2024 tarihinde karar verildi.