Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/9369 E. 2024/4566 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/9369
- Karar No
- 2024/4566
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/156 E., 2022/347 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Dairemizce verilen bozma kararı üzerine mahkemece kurulan hükmün; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 1412 sayılı CMUK'un 317. maddeleri gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece; davacı vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle 20.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin bozma sonrası kısmen kabulüne ile 6.537,87 TL maddi, 8.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ilişkin kararının, davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 07.02.2022 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek davanın reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; verilen kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kovuşturmanın ertelenmesine dair verilen karar sonrası 3 yıllık denetim süresinin dolmasının ardından düşme kararı verildiği, bu nedenle tazminat davası açmaya hakkının olduğu, Yargıtay'ın örnek kararlarından da anlaşıldığı üzere davanın kabulü gerektiğini, belirtmiştir. III. DAVANIN KONUSU Mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/146 Esas – 2014/323 Karar sayılı dosyası kapsamında, davacının örgüt adına suç işlemek, görevi yaptırmamak için direnme, terör örgütü propagandası yapmak suçlarından 08.10.2011-16.08.2012 tarihleri arasında 313 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda örgüt adına suç işlemek, görevi yaptırmamak için direnme suçundan beraat kararı verildiği, terör örgütü propagandası yapmak suçundan kovuşturmanın ertelenmesine karar verildiği verilen kararların 03.02.2015 tarihinde kesinleştiği, terör örgütü propagandası yapmak suçundan davacının denetim süresinde suç işlememesi nedeniyle 09.12.2019 tarihinde ek karar ile davanın düşmesine karar verildiği, kararın 10.01.2020 de kesinleştiği belirlenerek ve bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulü ile 6.537,87 TL maddi, 8.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden faizine ilişkin kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 07.02.2022 tarihli kararıyla; "...1-Hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı açılmış dava olup olmadığının ilgili birimlerden sorulup, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2-Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan araştırmada davacının tutuklu ve hükümlü olduğu başka suç kayıtlarına da rastlanıldığı dikkate alınarak, gözaltına alındığı gün farklı olay ve soruşturma dosyaları nedeniyle de hakkında tutuklama kararı verilip verilmediği, verilmiş olması halinde bahse konu soruşturma dosyalarının sonuçlarının araştırılması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, 3-CMK'nın 144/1-a. maddesinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup durumu tazminata engel oluşturmamakla birlikte, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nesafetin sağlanması gerektiği dikkate alınarak, davacının tutuklu kaldığı sürenin başka mahkumiyetinden mahsup edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğinin gözetilmemesi,...." Nedeniyle bozulmasına karar verilmesine üzerine Mahkemece, Dairemizce verilen bozma kararı üzerine davacı hakkında davanın reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/146 Esas – 2014/323 Karar sayılı kararıyla silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan kamu davasında, davacı hakkında, örgüt adına suç işlemek, görevi yaptırmamak için direnme suçundan beraatine karar verildiği, terör örgütünün propagandasını yapmak suçundan açılan kamu davasının ise; 6352 sayılı Yargı hizmetlerinin etkinleştirilmesi amacıyla bazı kanunlarda değişiklik yapılması ve basın yoluyla işlenen suçlara ilişkin dava ve cezaların ertelenmesi hakkında kanunun geçici 1. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.12.2019 tarihli ek kararıyla 6352 sayılı Kanunun geçici 1/2 maddesi uyarınca davanın düşürülmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; davacı hakkında örgüt adına suç işlemek, görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden beraat kararı verilmiş ise de CMK'nın 144/1-b. maddesi gereğince sonradan yürürlüğe giren ve lehte düzenleme getiren kanun gereği durumları tazminat istemeye dönüşenlerin tazminat talep edemeyecekleri, terör örgütü propagandası yapma suçu yönünden ise düşme kararı verilmesi nedeniyle aynı Kanunun 144/1-c madde gereğince tazminat talep edilemeyeği anlaşılmakla; davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiş ve bu nedenle tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, davacı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2024 tarihinde karar verildi.