Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8837 E. 2024/7596 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/8837
- Karar No
- 2024/7596
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1676 E., 2022/2103 K. DAVA : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 150.000,00 TL maddi, 250.000,00 TL manevi tazminatın yakalama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, davanın 466 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğu ve davacı hakkında zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi nedeniyle tazminat şartlarının oluşmadığından bahisle reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacı hakkında düşme kararı verilmiş olsa dahi davacının haksız olarak gözaltında ve tutuklu kaldığı ve tazminat şartlarının oluştuğu, bu sebeple davanın kabul edilmesi gerektiğine, Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi kararının hukuka uygun olduğu ancak vekalet ücretinin eksik hesaplandığına, ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/393 Esas – 2009/390 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kamu malına zarar verme, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet ve anayasal düzeni zorla değiştirmeye kalkışmak suçlarından 12.05.1980-110.07.1982 tarihleri arasında 789 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda anılan suçlardan zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle düşme kararı verildiği, kararın 30.05.2011 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanunda öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı ancak davacı hakkında zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi nedeniyle davanın 466 sayılı Kanun'da belirtilen tazminat istenebilecek haller arasında bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Karar başlığında dava konusunun ''466 sayılı Kanun gereğince tazminat'' olarak yazılması gerekirken ''Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat'' olarak, dava tarihinin ''31.12.2019'' yerine hatalı olarak ''16.12.2021'' olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinin 9. fıkrasında belirtilen, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınarak davanın tümüyle reddedilmesi karşısında, yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiren davalı kurum lehine yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ''10.250,00 TL'' vekalet ücreti ödenmesi gerekirken ''2.000,00 TL'' vekalet ücretine hükmedilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.02.2022 tarihli ve 2021/407 Esas, 2022/50 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hüküm fıkrasının iki nolu bendinde yer alan "2.000,00 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "10.250,00 TL" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2024 tarihinde karar verildi.