Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8644 E. 2025/130 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/8644
Karar No
2025/130
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/824 E., 2022/869 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacılar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, davacıların murisi ...'ın haksız gözaltı, tutuklama ve adli kontrol nedeniyle 100.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın haksız işlem tarihinden işleyecek yasal faiziyle ödenmesi talebinin kısmen kabulüyle 16.470,32 TL maddi tazminatın işten çıkış tarihi olan 19.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve 35.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının manevi tazminatın 27.500,00 TL'ye indirilmesi ve değişen vekalet ücretinin 6.516,14 TL olarak belirlenmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacılar vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacılar vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, cezaevi masraflarının ve ailesini yapmış olduğu masrafların maddi tazminat hesaplamasında göz önünde bulundurulmasına, maddi tazminat hesaplamasının hatalı olduğuna, emsal ücret araştırmasının yapılmadığına ve davacının kazanç kaybının hesaplamasının hatalı olduğuna, adli kontrol altında geçen sürenin tazminat hesaplamasına dahil edilmesine, hükmedilen tazminat miktarlarının düşük olduğuna, adil yargılanma hakkının ve kişi güvenliği ve özgürlüğü hakkının ihlal edildiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/183 Esas, 2019/355 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacılar murisinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 14.09.2017 - 06.08.2018 tarihleri arasında 326 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, hakkında silahlı terör örgütüne üye olma ve Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanuna Muhalefet suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda her iki suçtan da beraatine karar verildiği, beraat kararlarının 18.06.2019 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Maddi tazminatın, davacının SGK kaydına göre işten çıkış tarihi de esas alınarak gözaltında ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "16.254,21TL'' yerine, bu miktarın üzerinde kalacak şekilde "16.470,32'' olarak tayin edilmesi suretiyle davacılar lehine fazla maddi tazminata hükmolunması temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacılar vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1)Davacılar vekili tarafından dava dilekçesinde hükmedilecek tazminat miktarlarına haksız işlem tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi talep edilmesine rağmen, manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 14.09.2017 tarihi yerine, 16.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödemesine hükmolunması, 3)Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.01.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/8644, K. 2025/130, T. 07.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-8644-e-2025-130-k-932f75a471fe