Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8508 E. 2024/7614 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/8508
- Karar No
- 2024/7614
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/4452 E., 2022/1753 K. HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle ıslah ile 60.000 TL maddi ve 60.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının beraat ettiği suçlar yönünden de tutuklandığı, bu yönden araştırma yapılmaksızın davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/393 Esas – 2009/390 Karar sayılı ceza dosyasında, davacının yasa dışı silahlı örgüt üyesi olmak veya katılmak ile muhtelif suçlardan yargılandığı, bu kapsamda yasa dışı silahlı örgüt kurmak veya katılmak suçundan gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda tutuklandığı suç yönünden zamanaşımından düşme kararı verildiği, hükmün 30.05.2011 tarihinde kesinleştiği, davanın gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanun kapsamında olduğu ve anılan Kanunda zamanaşımından düşme kararı verilmesi halinde tazminat istenemeyeceği gerekçesiyle yasal şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Dosya kapsamında yapılan incelemede, davacı hakkındaki tutuklama müzekkeresinde ''örgüt üyesi olmak, kurşunlama ve bombalama'' suçları yönünden tutuklandığının anlaşıldığı, bu kapsamda 11.08.1981 - 06.11.1987 tarihleri arasında 2278 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yasa dışı silahlı örgüt üyesi olmak veya katılmak suçu yönünden zamanaşımından düşme kararı verilmişse de; hüküm fıkrasında atılı diğer suçlardan beraatine denilmek suretiyle hangi suçlardan beraat ettiğinin açıkça belirtilmediği, bu itibarla davacı hakkında hangi suçlardan kamu davası açıldığının tespiti ile beraate konu suçlar yönünden tutuklanmış olması halinde, davanın esası hakkında inceleme yapılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2024 tarihinde karar verildi.