Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/7768 E. 2024/6171 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/7768
Karar No
2024/6171
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/99 E., 2022/464 K. HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Davacı vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutukluluk ve uzun yargılama nedeniyle 1.500.000,00 TL maddi, 8.000.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, davacı hakkında verilen hükmün kesinleşme tarihinin 12.11.2018 olduğu, tazminat davasının ise 09.11.2021 tarihinde açılmakla CMK'nın 142/1. maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin aşıldığından bahisle tensiben süre yönünden reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, dava dilekçesinde 14.06.1994-10.11.1995 tarihleri arasındaki gözaltı ve tutuklama ile 05.04.2017-17.01.2019 tarihleri arasındaki tutuklama olmak üzere iki ayrı dönem bakımından tazminat isteminde bulunulduğu, 14.06.1994-10.11.1995 tarihleri arasındaki döneme ilişkin talebin 466 sayılı Kanuna tabi olduğu, 05.04.2017-17.01.2019 tarihleri arasındaki döneme ilişkin talebin ise 5271 sayılı Kanuna tabi olduğu, bu itibarla 05.04.2017-17.01.2019 tarihleri arasındaki dönem bakımından İlk Derece Mahkemesince verilen kararın isabetli olduğu belirlenerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, 14.06.1994-10.11.1995 tarihleri arasında uygulandığı belirtilen gözaltı ve tutuklama tedbirlerine yönelik tazminat istemi bakımından ise 466 sayılı Kanun uyarınca dava açma süresinin belirlenmesi açısından, kesinleşmiş hükmün davacıya tebliğ edilip edilmediğinin araştırılmadığı ve davanın süresinde açıldığının kabul edilmesi halinde 466 sayılı Kanun kapsamında zaman aşımından düşme nedeniyle tazminat hakkının düzenlenmediği dikkate alınmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmediğinden bahisle hükmün bu kısmının bozularak, gereğinin ifası için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, Bölge Adliye Mahkemesince kararın bir kısmı yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine, bir kısmı yönünden ise bozma kararı verilemeyeceğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; Bölge Adliye Mahkemesince davanın iki aşamalı olarak ele alınmak suretiyle istinaf başvurusunun esastan reddine ve kararın bozulmasına karar verilmesinin ve İlk Derece Mahkemesince tensip zaptı ile davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, davacıya tazminat hakkının olduğuna yada kararın kesinleştiğine dair bir bildirim yapılmadığına, ceza davası zamanaşımı nedeniyle düşmesine karşın davacının haksız şekilde 2 yıl kadar tutuklu kaldığına ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/134 Esas – 2017/19 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya çalışmak suçundan 14.06.1994-10.11.1995 tarihleri arasında 514 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda 14.02.2017 tarihinde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükümle birlikte tutuklanmasına karar verildiği, karara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 12.11.2018 tarihli kararı ile zaman aşımından düşme ve davacının tahliyesine karar verildiği, bu itibarla davacının 14.02.2017-12.11.2018 tarihleri arasında 636 gün tutuklu kaldığı, zaman aşımından düşme kararının Yargıtay 16. Ceza Dairesi kararı ile 12.11.2018 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açılmadığı belirlenerek davanın tensiben süre yönünden reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince karar iki yönlü ele alınarak bir kısım yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine, bir kısım yönünden hükmün bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 5320 sayılı Kanunun 6/1. maddesine göre, davacının tazminat talebinin 5271 sayılı CMK'nın 141. ve 144. maddeleri hükümlerine göre incelenip karara bağlanacağı gözetilerek, 5271 sayılı CMK'nın 142/5. maddesi gereğince dava dilekçesi ve ekindeki belgeler Hazine ve Maliye Bakanlığının yargı yeri çevresindeki temsilcisine tebliğ edilip, aynı Kanunun 142/7. maddesi gereğince davacı ile Hazine vekili duruşmadan haberdar edilerek, Cumhuriyet savcısının da katılımıyla duruşma yapılarak karar verilmesi gerekirken tensip ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince belirtilen husus gözetilerek kararın usul yönüyle bozulmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve davanın bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekirken, hükmün bir kısmı yönünden kararın bozularak dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi, diğer kısmı yönünden ise istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/7768, K. 2024/6171, T. 05.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-7768-e-2024-6171-k-17e1a8be6fad