Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/740 E. 2025/5300 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/740
- Karar No
- 2025/5300
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/3291 E., 2020/16 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız soruşturma, gözaltı nedeniyle 1.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden yasal faizine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile maddi tazminatın reddine, 600,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının manevi tazminatın eksik olduğundan 900,00 TL olması gerektiğinden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; kararın usul, yasa, oluş ve hakkaniyete aykırı olduğunu, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, tazminata esas dosyada ödenen vekalet ücretinin, ek ders ücretinin tazminat kapsamında ödenmesi gerektiğini, maddi tazminatın kabulü gerektiği, hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğunu, belirtmiştir.
III. DAVA KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/8913 Soruşturma, 2018/747 Karar sayılı soruşturma dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığını, 01.07.2017 - 07.07.2017 tarihleri arasında 6 gün gözaltında kaldığı, yapılan soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın 07.07.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiğinden tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, manevi tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, davacı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Kendisini soruşturma aşamasında vekil ile temsil ettiren davacı lehine kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde ceza soruşturması evresinde takip edilen işler için belirlenen 660,00 TL vekalet ücretinin kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarihten işleyecek yasal faiziyle maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-f maddesi gereği hüküm fıkrasının maddi tazminat miktarının belirlendiği bölümünde yer alan "maddi tazminat talebinin reddine" ibarelerinin, "Soruşturma aşamasında kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen 660,00 TL maktu vekalet ücretinin 18.01.2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" ibareleri ile değiştirilmesi suretiyle oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2025 tarihinde karar verildi.