Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/6802 E. 2024/6128 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/6802
Karar No
2024/6128
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1151 E., 2021/2250 K. DAVA : 466 sayılı Kanuna göre tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Davacı haksız tutukluluk tedbiri nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararlar nedeniyle 300.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiş, sonradan bu davasını 160.000 TL olarak ve olay tarihinden itibaren faiz istemiyle ıslah etmiş, İlk Derece Mahkemesince talebinin kısmen kabulü ile 5.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ile davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; hüküm fıkrasının tamamının kaldırılarak yerine; "Davacının maddi ve manevi tazminat talebinin reddine" ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacının temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/133 Esas –2016/95 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç işlemek için örgüt kurma, nitelikli zimmet, resmi belgede sahtecilik, rüşvet almak suçlarından başlatılan soruşturma kapsamında 17/08/2000-12/01/2001 tarihleri arasında gözaltında/tutuklu kaldığı, davacı hakkında zimmet suçunda açılan kamu davasında yapılan yargılanması neticesinde; hakkındaki davanın zamanaşımı sebebiyle düşürülmesine karar verildiği, iş bu kararın 21.09.2019 tarihinde kesinleştiği, kararın davacının yokluğunda müdafisinin yüzüne karşı verildiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, davacının gözaltına alınıp tutuklandığı tarih itibarı ile yürürlükte bulunan 466 sayılı “kanun dışı yakalanan veya tutuklanan kimselere tazminat verilmesi hakkındaki kanun” da öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek haksız gözaltı ve tutukluluk tedbiri nedeniyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince davacı hakkında açılan kamu davalarının tamamının dava zaman aşımına uğramış olması nedeniyle düşmesine karar verildiği, davacı hakkındaki anılan suçlardan açılan kamu davasından verilen bir beraat kararı bulunmadığı, davacının gözaltında ve tutuklulukta kaldığı sürelerin 01/05/2005 tarihi öncesinde olması nedeniyle açtığı davanın 466 sayılı Kanun'a tabi olduğu, tazminata dayanak yapılan yargılama sonucunda yukarıda açıklandığı üzere davacı hakkında açılan ceza davasının zaman aşımı nedeniyle düşmesine karar verildiği ve ceza yargılamasının uzun sürmesi nedeniyle makul sürenin aşılması halinde 466 Sayılı Kanun'un 1.maddesinde tahdidi şekilde sayılan tazminat istenebilecek haller içinde bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırarak davacının maddi ve manevi tazminat talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Gerekçeli karar başlığında, dava türü olarak "466 sayılı Kanun gereğince tazminat'' yerine, ''Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat'' ibaresine yer verilmesi sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, davacının 17/08/2000 -12/01/2001 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, 466 sayılı yasada zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi halinde tazminata hak kazanılamayacağı, davacının makul sürede bitirilmediğine yönelik talebinin de bulunmadığı anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında davacı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/6802, K. 2024/6128, T. 05.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-6802-e-2024-6128-k-ef4cb830e9f2