Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/603 E. 2024/1289 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/603
- Karar No
- 2024/1289
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVATARİHİ : 15.11.2019 HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Davacı vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle 50.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının davalı yönünden vekalet ücretine ilişkin kısım düzeltilmek suretiyle esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacı hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, davacının tutuklu kaldığı sürenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına konu hapis cezasının miktarından fazla olduğu gözetildiğinde tazminata engel oluşturmayacağına ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/205 Esas – 2019/57 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kasten öldürme suçundan 22.02.2017 tarihinde tutuklandığı, hakkında suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçundan kamu davası açıldığı, yargılama sürecinde 29.12.2017 tarihinde tahliye edildiği ve bu şekilde toplam 310 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda suç vasfının değişmesi üzerine suçu bildirmeme suçundan 25 gün hapis cezası bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 11.03.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen kararın davacı asile tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluşmadığı belirlenerek davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince davalı yönünden hükmedilen vekalet ücretinin eksik tayin edildiği hususu dışında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin, tazminat davasının hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararından bağımsız olarak kabulüne karar verilmesi gerektiğine ilişkin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Dairemiz incelemesi sırasında 11.03.2019 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bakımından denetim süresinin dolduğu gözetilerek, mahkeme kararında belirtilen 5 yıllık denetim süresi sonunda davanın düşmesine ya da davacının beraatine karar verilmesi halinde tazminat şartlarının değerlendirilmesinin mümkün olduğu, bu kapsamda davacı hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin 5 yıllık denetim süresinin sonucunda ne şekilde karar verildiği araştırılıp, düşme kararı verilmiş ise, davacının 310 gün tutuklulukta geçirmiş olduğu sürenin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen dosyadaki 25 gün hapis cezası miktarından fazla olduğundan davacının tazminata hak kazanacağı, davacının beraatine karar verildiğinin anlaşılması halinde ise tutuklu kaldığı sürenin tamamına ilişkin maddi ve manevi tazminata hak kazanacağı gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm tesisi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.03.2024 tarihinde karar verildi.