Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/5727 E. 2024/5986 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/5727
- Karar No
- 2024/5986
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1044 E., 2021/883 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız elkoyma nedeniyle 1.200.000,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi tazminatın el koyma tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin davacının ruhsat sahibi olduğu çekici ve dorsenin müsadere edilemeyeceğine ilişkin kararın 09.01.2018 tarihinde kesinleşmesine rağmen 18.04.2014 ve 16.06.2014 tarihinde satılıp yeni sahiplerine teslim edildiği, satış bedellerinin ise davacı adına emanet hesaba alındığı, çekici ve dorseye el konulması kararının Mersin 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 20.05.2011 tarih ve 2011/840 Değişik İş sayılı kararı ile verildiği, verilen hukuka uygun el koyma kararı sonrasında dorse ve çekicinin mahiyeti itibariyle eskimeye tabi mal olmaları nedeniyle Mersin Tasfiye Memurluğu tarafından satışlarının, müsadere edilemeyeceklerine yönelik kararın kesinleşmesinden önce yapıldığı, bu yönüyle bakıldığında davacı aleyhine ortada bir hak kaybından bahsetmenin mümkün olamayacağı, öte yandan davacının Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanan sanığın kardeşi olduğu, ilgili dosyanın yapılan incelemesinden anlaşıldığı üzere suça konu kaçak sigaraların sonradan araç içerisine eklenmiş olan ayrı bir bölmede bulunduğu, davacının aracın sahibin olduğu ve sanığın da kardeşi olduğu nazara alındığında sanığın aracında bulunan ayrı bölmeden haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, yine Yargıtay 7. C.D.'nin 09.01.2018 tarihli ve 2015/76532 Esas-2018/131 Karar sayılı ilamında davacının iyiniyetli 3. kişi olup olmadığı hususu tartışılmaksızın doğrudan düşme kararı verilmesi sebebiyle müsadere kararı verilemeyeceği belirtilmek suretiyle çekici ve dorsenin müsaderesine yer olmadığı kararı verildiği hususları nazara alındığında, hukuka uygun olan el koyma kararı bakımından tazminat isteme koşullarının oluşmadığından bahisle reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz talebinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının iyi niyetli 3. kişi konumunda olduğuna, bu itibarla çekici ve dorseye el koyma koşullarının oluşup oluşmadığı ve zamanında geri verilmeme hususu tartışılmaksızın davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/546 Esas – 2011/1343 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, 3. kişi konumundaki davacıya ait çekici ve dorseye 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında kaçak sigara taşımada kullanıldığı ve aynı Kanun'un 10/2. maddesi uyarınca kaçak eşyanın, suçun işlenmesini kolaylaştıracak veya fiilin ortaya çıkmasını engelleyecek şekilde özel olarak hazırlanmış gizli tertibat içerisinde saklanmış veya taşınmış olması nedeniyle fiili olarak alıkonulmak suretiyle 20.05.2011 tarihinde el koyma kararı verildiği, yapılan yargılama sonunda sanığın ölmüş olması nedeniyle düşme kararı verildiği ve Yargıtay 7. Ceza Dairesince çekici ve dorse hakkında müsadereye yer olmadığı kararı verildiği, anılan kararın 09.01.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen kararın davacı asile tebliğ edilmediği, muhafaza altına alınma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ancak kanunda öngörülen yasal şartların oluşmadığı belirlenerek davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Muş 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2024 tarihinde karar verildi.