Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/5027 E. 2024/5908 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/5027
- Karar No
- 2024/5908
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/266 E., 2021/1996 K. DAVA : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 750.000 TL maddi ve 500.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 2.72 TL maddi ve 30 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, davacı vekilinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz istemi hakkında; eksik maddi ve manevi tazminata hükmolunduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarının eksik olduğuna, davacının bu süreçte pek çok dava açmak zorunda kaldığı ve bu davalar için ödemiş olduğu avukatlık ücretleri ve yargılamanın yenilenmesi neticesinde beraat etmiş olduğu dosyada daha önce ödemiş olduğu 995.000 TL adli para cezasının da maddi tazminat kapsamında ödenmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Fatih 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 1995/447 Esas – 1995/571 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının hırsızlık suçundan 14.09.1994 tarihinde gözaltına alındığı, 13.10.1994 tarihinde tahliye edildiği, yapılan yargılama sonunda davacı hakkında 995.000 Lira adli para cezasına hükmedildiği, aynı dosyaya ilişkin İstanbul 33. Asliye Ceza Mahkemesine yargılamanın yenilenmesi talebiyle başvurulduğu, mahkemece talebin kabulüyle yapılan yargılama sonunda daha önceki mahkumiyete ilişkin hüküm iptal edilerek, davacının beraatine karar verildiği, beraat kararının 19.02.2020 tarihinde kesinleştiği, bu suretle davacının 28 gün haksız gözaltı ve tutuklu kaldığının kabulüyle, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Davacının, Fatih 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 1995/447 Esas, 1995/571 Karar sayılı dosyada hırsızlık suçundan yargılandığı, bu kapsamda 14.09.1994 tarihinde gözaltına alındığı, 15.09.1994 tarihinde tutuklandığı ve 13.10.1994 tarihinde tahliye olduğu, yargılamanın yenilenmesi talebiyle yapılan başvuru sonunda İstanbul 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/592 Esas, 2019/585 Karar sayılı dosyasında daha önceki hüküm iptal edilerek, davacı hakkında beraat kararı verildiği ve kararın kesinleştiği, bu suretle davacının 14.09.1994 - 13.10.1994 tarihleri arasında tutukluluğunun infaz gördüğünün kabulü ile maddi ve manevi tazminat belirlemesi yapılmış ise de, dosya kapsamında davacı hakkında tutuklama müzekkeresi ve tahliye evraklarının bulunmadığı, tutuklamanın infaz görüp görmediğinin, infaz görmüş ise hangi tarihler arasında infaz gördüğünün dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelere göre tespit edilemediği anlaşılmakla, tutuklamanın infaz görüp görmediği belirlenerek sonucuna göre maddi ve manevi tazminat yönünden karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
1-Gerekçeli karar başlığında dava konusunun ''466 sayılı Kanun gereğince tazminat" olarak belirtilmesi gerekirken ''Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat'' olarak belirtilmesi,
2- Davacı hakkında hırsızlık suçu kapsamında verilen mahkumiyet para cezasına çevrilerek, neticeten 995.000 Lira ağır para cezasına hükmedildiği, bu hükmün yargılamanın yenilenmesi neticesinde iptal edildiği ve davacının suçu işlemediğinin tespiti ile beraat ettiği, bu suretle daha önce hükmedilen 995.000 Lira adli para cezasının infaz edilip edilmediği, infaz edilmişse yargılamanın yenilenmesi neticesinde verilen beraat kararı sonrasında bu paranın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2024 tarihinde karar verildi.