Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/4807 E. 2024/5337 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/4807
Karar No
2024/5337
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/3544 E., 2021/2738 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi; I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız tutuklama ve hükümlülük nedeniyle 300.000,00 TL maddi tazminatın tutukluluğun ortadan kalktığı 30.06.2014 tarihinden ve 2.000.000,00 TL manevi tazminatın da 17.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 10..190,71 TL maddi tazminatın 30.06.2014 tarihinden itibaren başlayacak yasal faiz ile ve 280.000,00 TL manevi tazminatın da 17.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının hükümdeki maddi tazminata ilişkin kısmın 3.130,20 TL'ye, manevi tazminata ilişkin kısmın ise 38.000,00 TL'ye indirilmesi ile istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; tazminata esas alınacak sürelerin yanlış hesaplandığına, maddi ve manevi tazminat miktarlarının düşük olduğuna, bu nedenle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/365 Esas, 2018/949 karar sayılı ayılı ceza dosyası kapsamında, davacının işkence yapmak suçundan 10.03.2014-30.06.2014 tarihleri arasında toplam 112 gün hükümlü kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 07.03.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, hükümlülük tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı süresinin mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek maddi ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış ve bu nedenle Tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiş, yine dosya arasında bulunan ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gönderilen müddetnamede; davacının 10.03.2014 tarihinde ceza infaz kurumuna alındığının, yine dosya arasındaki evraktan 30.06.2014 tarihinde tahliye edildiğinin bildirilmesi, ancak UYAP sistemi üzerinden yapılan araştırmada; davacının başka bir suç nedeniyle yargılandığı İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/188 Esas, 2015/143 Karar sayılı dosyasından da 01.06.2011- 19.06.2014 tarihleri arasında tutuklu ve hükümlü kaldığının anlaşılması karşısında; infaz tarihleri ceza infaz kurumlarından sorularak infaz edilen hükümlülük süresinin tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilerek tazminat koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmeyerek, eksik inceleme ile hüküm kurulması ve manevi tazminat için işleyecek yasal faiz tarihi belirlenirken davacının ceza infaz kurumuna alındığı 10.03.2014 tarihinin esas alınması gerekirken 17.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile ödeme yapılmasına karar verilmesi hukuka aykırı ise; temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiriler dışında hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/4807, K. 2024/5337, T. 15.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-4807-e-2024-5337-k-75b9025029ea