Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/4571 E. 2024/5284 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/4571
Karar No
2024/5284
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/757 E., 2021/2381 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 200.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 5.953,96 TL maddi ve 7.500,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminat için hükmolunan 5.953,69 TL yerine; 27/07/2007-30/07/2007 tarihlerini kapsayan gözaltı ve tutukluluk süresi için 41,91 TL maddi tazminatın 27/07/2007 tarihinden, 05/08/2013-11/03/2014 tarihlerini kapsayan tutukluluk süresi için 5.912,03 TL maddi tazminatın 05/08/2013 tarihinden, manevi tazminat için hükmolunan 7.500,00 TL yerine; 27/07/2007-30/07/2007 tarihlerini kapsayan gözaltı ve tutukluluk süresi için 250,00 TL manevi tazminatın 27/07/2007 tarihinden, 05/08/2013-11/03/2014 tarihlerini kapsayan tutukluluk süresi için 15.000,00 TL manevi tazminatın 05/08/2013 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi, buna göre değişen vekalet ücretinin "3.180,59 TL" olarak değiştirilmesi ibarelerinin eklenmesi suretiyle davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat şartlarının oluşmadığına, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen maddi manevi tazminat miktarının eksik olduğuna, faiz başlangıç tarihlerinin hatalı belirlendiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/16 Esas – 2019/293 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 27.07.2007-30.07.2007 tarihleri arasında 3 gün gözaltında ve 05.08.2013 - 11.03.2014 tarihleri arasında 218 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 04.11.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, göz altı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından maddi ve manevi tazminatın 27.07.2007-30.07.2007 ve 05.08.2013-11.03.2014 olmak üzere her bir dönem için ayrı ayrı hesaplanması ve vekalet ücreti yönünden düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin maddi tazminat miktarının eksik hesaplandığı ve faiz başlangıç tarihlerinin her dönem için ayrı ayrı belirlenmek yerine müvekkilinin ilk gözaltına alındığı tarihten işletilmesi gerektiği şeklinde sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Yargıtayın görevi ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması ve benzer olaylarda aynı çözüm tarzının oluşturulmasıdır. Bu görev yerine getirilirken hukukun genel ilkeleri, ülkedeki pozitif hukuk normları ve uluslararası temel insan haklarına ilişkin kural ve kabullere uygun bir yorum ve uygulama benimsenmelidir. Bu ilke yalnızca denetim mahkemeleri için değil, hüküm mahkemeleri için de geçerlidir. Hukuk devletinin en belirgin özelliği hiçbir kurum ve makam ayrımı gözetilmeden herkesin hukuk kurallarına uymasıdır. Dairemizin yerleşik kararlarında da vurguladığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da altında olacak şekilde çok eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10. 2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/4571, K. 2024/5284, T. 14.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-4571-e-2024-5284-k-3c1ef2a1956c