Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/4322 E. 2024/6595 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/4322
- Karar No
- 2024/6595
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/ 2441 E., 2021/ 1445 K. DAVA : 466 sayılı yasa uyarınca tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 40.000,00TL maddi ve 40.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine ve saire ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Tazminat talebinin dayanağı olan 1. Ordu Komutanlığı 2 nolu sıkıyönetim askeri mahkemesinin 01/11/1991 tarih ve 1981/654 Esas, 1991/12 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında davacının 07.01.1981- 25.01.1986 tarihleri arasında gözaltında-tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda davacının üzerine atılı tüm suçlardan beraatine karar verildiği, bu karara ilişkin herhangi bir kesinleşme şerhi bulunmadığı, sıkıyönetim mahkemelerinin kapatılıp dosyaların genel mahkemelere devri sonrasında davacının da sanık olarak sehven esasa kaydedildiği, İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/393 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda davacı/sanık hakkında daha önce verilen beraat kararından bahisle yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verildiği, hüküm kurulmasına yer olmadığına ilişkin kararın 06.06.2011 tarihinde kesinleştiği, davanın 16.12.2019 tarihinde açıldığı, davanın gözaltı- tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanun'a tabi olduğu ve yetkili- görevli mahkemede açıldığı anlaşılmakla; İlk derece Mahkemesince; 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 141. maddesinde belirtilen koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davası olduğu, 142/1 maddesinde "Karar veya hükümlerin kesinleştiği ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir." hükmünün bulunduğu, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasına dayanak teşkil eden İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2004/393 Esas 2009/390 Karar sayılı dosyasında verilen beraat kararının 06/06/2011 tarihinde kesinleştiği, dava tarihinin ise hükmün kesinleşme tarihini izleyen bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 16/12/2019 tarihinde açıldığı kabul ve tespit edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince; davanın 466 sayılı kanun kapsamında görülen tazminat davası olduğu tespit edilerek, buna ilişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06/05/2014 tarih ve 141-229 sayılı kararında da vurgulanan "..usulüne uygun olarak tebliğ edilmemiş ve kesinleştirme işlemleri yapılmamış yada kesinleştiği tespit edilememiş ise, tazminat davalarının karar tarihinden itibaren 10 yıldan fazla süre geçtiğinde, somut olayın, tarafların ve davanın özelliği de nazara alınmak suretiyle süresi içinde açılmadığının kabulü gerektiği..." yönündeki görüşü doğrultusunda davanın süre yönünden reddine karar verildiği görülmüştür. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin kabul ve gerekçesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2024 tarihinde karar verildi.