Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/4281 E. 2024/4855 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/4281
- Karar No
- 2024/4855
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/119 E., 2021/509 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 100.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın tutuklu kaldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 25.094,84 TL maddi ve 36.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının manevi tazminat miktarının 65.000,00 TL'ye yükseltilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddine ilişkin karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; ilk derece mahkemesinin kararına dayanak olan bilirkişi raporunun yargılama aşamasında kendilerine tebliğ edilmediği ve uyap kaydının gerekçeli kararın açıklanmasından sonra yapıldığı ve bu nedenle bilirkişi raporuna itiraz edilemediği, davacı asilin SSK’lı işçi olarak çalıştığını bu durumun SGK dokümanlarıyla belgelendiği, davacının tutuklu kaldığı dönemde kredi ile almış olduğu evin taksitlerini ödeyemediği, borçlarından dolayı hakkında icra takibinin yapıldığı, davacının ticari hayatının zarara uğradığı, çocuğunun doğumunu göremediği gerekçeleriyle belirlenen maddi ve manevi tazminat miktarlarına ilişkin kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; gerekçeli kararın yargılama tamamlandıktan sonra kendilerine tebliğ edildiği, kovuşturma evresinde davanın kendilerine ihbar edilmediği ve bu nedenle idarenin hak ve menfaatlerinin savunulamadığı, eksik inceleme ve araştırmaya dayanarak sebepsiz zenginleşmeye neden olacak şekilde hüküm kurulduğu belirtilerek kararın bozulmasını talep etmiştir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/235 Esas – 2017/103 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 04.10.2011-01.07.2014 tarihleri arasında 1001 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 18.09.2019 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin mahsuba konu yapılmadığı, tutukluluğun kesintisiz olarak infaz gördüğü, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminat miktarının yükseltilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.10.2024 tarihinde karar verildi.