Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/4005 E. 2025/7664 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/4005
- Karar No
- 2025/7664
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/4776 E. 2021/1717 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan reddi ile onama
Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra temyiz edildiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle davacı ... için 50.000,00TL maddi, 1.000.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine ilişkin talebinin, kısmen kabulü ile koşulları oluşmadığından maddi tazminat talebinin reddine ve 20.000,00TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine, manevi tazminat miktarının 40.000,00TL'ye çıkartılması suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekili temyiz sebepleri; Koşulları bulunduğu halde davanın tamamı yerine kısmen kabulüne karar verilmesi ile hükmedilen tazminat miktarlarının eksik hesaplanmasının hukuka aykırı olduğuna, Davalı vekilinin temyiz sebepleri; Hükmedilen tazminat miktarlarının fazla takdir edilmesinin hukuka aykırı olduğuna, ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 30.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 09.04.2019 karar tarihli, 2018/94 Esas, 2019/117 Karar sayılı dosyası kapsamında davacı ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan kovuşturmada davacının 26.02.2018-16.11.2018 tarihlerinde 263 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan kovuşturma sonucunda hakkında beraat kararı verildiği, kararın istinaf kararı ile 03.12.2019 tarihinde kesinleştiği ve 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine, manevi tazminat miktarının 40.000,00TL'ye çıkartılması suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Davalı vekilinin yokluğunda davalı yönünden kesin olarak verilen karara ilişkin, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 26.06.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilmesi üzerine, karara karşı davalı vekili tarafından yapılan temyiz isteminin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra 19.01.2024 tarihinde yapıldığı anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair nedenlere ilişkin temyiz sebepleri ile davacının maddi tazminata ilişkin temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19.Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde karar verildi.