Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/3831 E. 2025/7932 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/3831
- Karar No
- 2025/7932
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/151 E., 2021/480 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 400.000,00 TL maddi ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 5.024,68 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının eksik olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının tamamına hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/104109 Soruşturma sayılı dosyası kapsamında, davacının "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan 18.07.2016 - 03.03.2017 tarihleri arasında 228 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 15.04.2019 tarihli ve 2019/38401 soruşturma, 2019/41548 Karar nolu kararı ile davacı hakkında atılı suçtan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın 25.12.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme tarihinden itibaren yasal süresi içinde davanın açıldığı, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, davacının kamu görevlisi iken 16.07.2016 tarihinde görevden uzaklaştırıldığı, 24.08.2016 tarihinde meslekten çıkarıldığı, 29.11.2016 tarihinde meslekten çıkarma kararının kesinleştiği, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hüküm fıkrasındaki maddi tazminat miktarının "4.199,68 TL", manevi tazminat miktarının ''50.000,00 TL'' ve vekalet ücretinin ''6.810,00 TL" olarak değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Davacının kamu görevinden 16.07.2016 tarihinde uzaklaştırılıp, 24.08.2016 tarihinde meslekten çıkarıldığı, 29.11.2016 tarihinde meslekten çıkarma kararının kesinleştiği, temyiz incelemesi sırasında görevine iade edildiğinin anlaşıldığı, bu itibarla kanunda öngörülen yasal şartlar oluşmadığı halde davacı lehine maddi tazminata hükmedilmesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca takdîren Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2025 tarihinde karar verildi.