Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/3346 E. 2025/6697 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/3346
Karar No
2025/6697
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2174 E., 2021/686 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 1.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren ödenmesine ilişkin talebinin yasal şartlar oluşmadığından reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacının temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacının temyiz sebepleri; davanın kabul edilmesi gerektiğine, manevi tazminat şartlarının oluştuğuna, aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna, ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/51375 Soruşturma sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme" ve "FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçlarından 20.07.2016 tarihinde gözaltına alındığı, Bursa 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 21.07.2016 tarihli ve 2016/240 sorgu numaralı kararı ile soruşturma konusu suçlardan tutuklanmasına karar verildiği, yapılan soruşturma sonunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 09.06.2017 tarihli ve 2017/22723 soruşturma nolu kararı ile davacı hakkında "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme" suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve bu suçtan resen tahliyesine karar verildiği, tutuklama tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa tabi olduğu anlaşılmakla;

Davacının, haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 1.000.000,00 TL manevi tazminatın haksız gözaltı tarihinde itibaren faiziyle birlikte ödenmesini talep ettiği davada, yerel mahkemece, davacı hakkındaki gözaltı ve tutuklama işlemlerinin Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme ve Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan gerçekleştirildiği, her iki suçtan tutuklandığı ve tutuklama müzekkeresinin infaz edildiği, soruşturma sonucunda Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ancak; hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan kamu davasında İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/119 E. Sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda mahkumiyetine karar verildiği, sanık ve müdafi tarafından istinaf edildiği ve henüz kesinleşmediği, davacı hakkındaki gözaltı ve tutuklama tedbirinin her iki suça ilişkin olması ve davacının mahkumiyetine dair verilen kararın henüz kesinleşmemiş olması nazara alındığında koruma tedbirleri nedeniyle CMK'nın 141 ve devamı maddeleri gereğince tazminat isteme koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine hükmedilmesi üzerine davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinde;

Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden yapılan incelemede; davacı hakkında aynı soruşturma dosyası kapsamında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.11.2020 tarihli ve 2020/211 Esas, 2020/250 Karar sayılı kararı ile davacı hakkında 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, yapılan temyiz talebi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 20.09.2022 tarihli ve 2021/6006 Esas, 2022/4729 Karar sayılı ilamı ile davacı hakkında verilen mahkumiyet hükmünün onanmasına karar verilerek hükmün kesinleştiği görülmekle, davanın reddine ilişkin kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararında davacı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/3346, K. 2025/6697, T. 23.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-3346-e-2025-6697-k-4f45d06edc50