Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/3214 E. 2024/2876 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/3214
- Karar No
- 2024/2876
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/3303 E., 2021/376 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVATARİHİ : 15.01.2018 HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutuklama nedeniyle 100.000 TL maddi ve 40.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin, yasal şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinafı üzerine istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; müvekkili hakkında verilen 1 Yıl 8 Ay hapis cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu karar dolayısıyla 5 yıl denetim süresinin beklenmesinin hukuka aykırı olduğu, müvekkilinin her halde açıklanması geri bırakılan cezadan uzun tutuklu kaldığı, bu sebeple denetim süresi beklenilmeden tazminata hükmedilmesi gerektiğinden bahisle temyiz isteminde bulunmuştur.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/81 Esas, 2017/216 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve temini suçundan 08.09.2014 - 25.04.2017 tarihleri arasında 960 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu kapsamında kaldığı değerlendirilerek 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılıp, şartları oluşması sebebiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 04.10.2017 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın davacı hakkında bir sonuç doğurmadığı, 5 yıllık denetim süresi sonunda dava şartlarının değerlendirilmesi gerektiği, bu aşamada yasal şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince bir isabetsilik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Dairemiz incelemesi sırasında, 04.10.2017 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bakımından denetim süresinin dolduğu gözetilerek, mahkeme kararında belirtilen 5 yıllık denetim süresi sonunda davanın düşmesine ya da beraatine karar verilmesi ya da denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlendiğinde mahkumiyet hükmünün açıklanması halinde tazminat şartlarının ve miktarının değerlendirilmesinin mümkün olacağı, bu kapsamda davacı hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin 5 yıllık denetim süresinin sonucunda ne şekilde karar verildiği araştırılıp, düşme kararı verilmiş ise, infaz edilen sürenin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen dosyadaki ceza miktarından fazla olduğunun tespiti halinde davacının cezaevinde fazladan kaldığı süreler bakımından tazminata hak kazanabileceği, davacının beraatine karar verildiğinin anlaşılması halinde ise infaz edilen süre boyunca maddi ve manevi tazminata hak kazanacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.06.2024 tarihinde karar verildi.