Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/2462 E. 2025/5910 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/2462
- Karar No
- 2025/5910
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2023 E., 2020/4578 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı tutuklama, arama ve el koyma nedeniyle ıslah ile 150.000,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinde; maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminatın talebinin ise kısmen kabulü ile 8.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine manevi tazminatın 20.000,00 TL ve vekalet ücretinin 3.000,00 TL olarak belirlenmesi ile düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğuna, ceza evinde yaptığı masrafların ve yol masraflarının maddi tazminat kapsamında ödenmesi gerektiğine, bu nedenle kararın bozulması talebine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Tekirdağ 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/43 Esas - 2019/87 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 31.08.2016-05.09.2016 tarihleri arasında 5 gün gözaltında ve 26.04.2017-22.11.2017 tarihleri arasında 210 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 25.02.2019 tarihinde kesinleştiği, gözaltı/tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluk süresinin mahsuba konu yapılmadığı, davacının kamu görevinden ihraç edilmesinden sonra görevine iade edildiği ve tüm maddi haklarının ödendiği, gelir kaybı dışındaki tazminat taleplerinin de koruma tedbirleri nedeniyle tazminat kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu nedenle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun vasıf, mahiyet ve niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulu kaldığı süre, davanın kesinleşeceği tarihe kadar elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar dikkate alınarak belirlenecek bir miktarın manevi tazminat olarak verilmesi gerektiği gerekçesi ile kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Davacı hakkındaki tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediğinin ilgili ceza infaz kurumundan sorulmak suretiyle infaz süresinin tereddüte mahal bırakmayacak şekilde tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.07.2025 tarihinde karar verildi.