Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/2324 E. 2025/5832 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/2324
Karar No
2025/5832
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/166 E., 2021/395 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı nedeniyle 500.000 TL maddi ve 500.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, davanın kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleştiği tarih olan 04.07.2019 tarihinden itibaren bir yıllık yasal süre geçtikten sonra 07.08.2020 tarihinde açıldığı, bu itibarla Kanunda öngörülen yasal süre içinde davanın açılmadığından bahisle reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacı hakkında verilen beraat kararına ilişkin kesinleşme şerhinin tebliğ edilmediğine, ... durma süreleri hesaba katıldığında davanın süresinde açıldığına, davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Karabük Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/4993 sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 16.11.2017-22.11.2017 tarihleri arasında 6 gün gözaltında kaldığı, yapılan soruşturma sonunda 09.05.2019 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın 19.06.2019 tarihinde davacıya tebliğ edildiği ve 04.07.2019 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açılmadığı belirlenerek davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince süre yönünden reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrası ile ... salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla; Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; ... 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ... ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13/3/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden itibaren 30/4/2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durur. Bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlar. Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılır. Salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı durma süresini altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabilir ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır. Maddenin 2. fıkrasında; Suç ve ceza, kabahat ve idari yaptırım ile disiplin hapsi ve tazyik hapsi için kanunlarda düzenlenen zamanaşımı süreleri ile 5271 sayılı Kanunda düzenlenen koruma tedbirlerine ilişkin süreler bu maddenin kapsamı dışında tutulmuştur. 30.04.2020 tarihli ve 31114 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Yargı Alanındaki Hak Kayıplarının Önlenmesi Amacıyla Getirilen Durma Süresinin Uzatılmasına Dair Cumhurbaşkanı Kararı ile 7226 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen durma süresinin, 01.05.2020 (bu tarih dahil) tarihinden 15.06.2020 (bu tarih dahil) tarihine kadar (salgın hastalığın yayılma tehlikesinin daha önce ortadan kalkması halinde yeniden değerlendirilmek üzere) uzatılmıştır. Yukarıda açıklanan düzenleme dikkate alındığında, Karabük Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/4993 sayılı soruşturma dosyasındaki kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın 04.07.2019 tarihinde kesinleştiği, ... salgını nedeniyle 13.03.2020-15.06.2020 tarihleri arasında toplam 95 gün durduğu anlaşılan sürenin hak düşürücü olan bir yıllık sürenin hesaplanmasında dikkate alınmasının zorunlu olduğu, bu itibarla gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde davanın açıldığı gözetilmeksizin, davanın süre yönünden reddine karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.06.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/2324, K. 2025/5832, T. 30.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-2324-e-2025-5832-k-9b956326d8cf