Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/2314 E. 2024/2280 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/2314
- Karar No
- 2024/2280
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/3301 E., 2021/390 K. DAVA : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat DAVA TARİHİ : 13.12.2019 HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 50.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, davacı hakkında düşme kararı verilmesi nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 144/1-c maddesi gereğince yasal şartların oluşmadığından bahisle reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davanın kabul edilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/393 Esas-2009/390 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının anayasal düzeni zorla değiştirmeye kalkışmak suçundan 15.09.1980-09.06.1983 tarihleri arasında 997 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle düşme kararı verildiği, kararın 06.01.2012 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanunda öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı ancak davacı hakkında zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiği gözetilerek davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Gerekçeli karar başlığında, dava türü olarak, "466 sayılı Kanun gereğince tazminat'' yerine, ''Yakalama veya Tutuklama Sonrası KYO veya Beraat Kararı Verilmesi Halinde Tazminat'' ibaresine yer verilmesi ve dava tarihinin ''13.12.2019'' yerine, hatalı olarak ''16.12.2019'' olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, davacının 15.09.1980-09.06.1983 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, yargılamanın 5271 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden sonra da devam etmesi nedeniyle yargılamanın makul sürede bitirilmediğine yönelik talebin 5271 sayılı Kanun çerçevesinde değerlendirilerek, kararın kesinleşmesinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açılmadığı anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2024 tarihinde karar verildi.